28 Kasım 2008 Cuma

Amerikan İnsanındaki Kendini Yollara Vurma Durumu.

Buna başka hiçbir ülkede rastlanmaz efendim, bu amerikan insanına özgü bir huydur. Sıkıldı mı kapitalist düzenden, yalandan dolandan hemen vurur kendini yollara. Bunun sebebi yıllar yılı milletin kafasını yok "individualism" yok "freedom" diye ütüleyen Amerikan yazarlarıdır. Başta da sen Walt Whitman.
Adam "Song of the Open Road" diye şiir yazıyor ve diyor ki:


The earth expanding right hand and left hand,
The picture alive, every part in its best light,
The music falling in where it is wanted, and stopping where it is not wanted,

The cheerful voice of the public road—the gay fresh sentiment of the road.


Gel diyor anam bacım gel, yeter ki gel, ama açıyor parantezi asıl siz gelin yakışıklı ve kaslı Amerikan erkekleri. Ondan gaz alan Kerouac napıyor, "On the road" kitabını yazıyor, diyor ki cebimde 3-5 kuruş adım adım gezdim lan ben bu kıtayı, sen hala otur diyor. Üzüm kadar beyni olan tüm Amerikalılar gaza geliyor, hobaa yollara. Sonra Thelma ve Lousie yollara düşüyor, bütün ülkeyi kasıp kavuruyorlar. Matah olduğunu sanan tüm Amerikan insanları atıyor kendini yola. Bir tane akıllıda çıkıp da " Abicim bilmemne şirketinde müdürüm, yediğim önümde yemediğim arkamda, ne düşücem yollara, dalgama bakarım" demiyor. Mal gibi vuruyor kendini yollara. Ta ki "riyarkarlıktan sıkıldım" ben diye şımarıklık eden bir züppe Alaska'ya gidicem diye tutturup, götü donana kadar. Hah işte şöyle "Into the Wild" gibi filmler yapın, bak evini, işini bırakır artistlik yaparsan sonun bu olur mesajı verin. Oturun oturduğunuz yerde oğlum. Ne bu katır tepmiş gibi ordan oraya gitmeler, özgürlüğün tadını çıkarmalar falan.
Diyorum yemişler sizi yol iyidir, yol sizi kucaklar, özgürlüktür diye. Whitman'ın zamanında kapkaç mı vardı, gasp mı vardı evladım. Çık bakalım yola şimdi kamyoncular rahat veriyor mu?
yapmayın etmeyin oturun sıcak şöminenin, burger king'in tadını çıkarın.



çok kıskanıyorum olm sizi, içim içimi yiyor şu masanın başında çalışırken.

27 Kasım 2008 Perşembe

Nuran Aşure, Buyrun benim!

Adım nuran aşure benim. Hayata G.A olarak başladım sıcağın insanın suratını yaladığı bir haziran gecesinde.
G.A'dan Nuran Aşure'ye dönüşüm Abuzer kadayıfvari bir görkemde olmadı tabi.
Ama engelleyemedim, oluverdi işte.
Herşey çok sevdiğim grup olan orphaned land'in Nora El NOra şarkısındaki o ismi kendime nick olarak seçmemle başladı.
Nora Ashira...
kulağa nasıl hoş nasıl karizmatik geliyor değil mi? Düşündüm ki ben bu nickle piyasaları kasıp kavururum, ortamın balını yirim.
Ama bir gün bir arkadaşımın bana nuran aşure diye takılmasıyla büyü bir anda bozuldu, harikalar diyarından mahalle arasına düşüverdim. Nora Ashira nickiyle uzak uzak bir ülkede prenses iken nuran aşure ile kapı önünde çekirdek yiyen, dedikodu yapan bir kadına dönüştüm. Ben artık Nuran Aşure'yim.


- doktor bey ben şizofren miyim?
- hayal dünyası geniş diyelim Nuran hanım.


bu bir deneme yayınıdır, dener de yanılmazsak devamı gelir inşallah.