30 Haziran 2011 Perşembe

Kokteyl Havasında Geçiyor Günler.

-Kokteyl falan deyince elimde içkim eller havaya gezdiğimi düşündünüz değil mi? Sağ gösterip sol vurmaktır bu. 2 haftadır oturarak yemek yediğim bir elin parmağını geçmez. 3 farklı yerde derse giriyorum, yani İzmir'in 3 farklı semtinde. 3'ünün arasında savrulurken kahvaltımı, öğle yemeğimi ve akşam yemeğimi yiyorum, yürürken. Yemek kısmı kolay ama bir kere ayran içeyim dedim o beni mahvetti. Tshirtüm restoranların menüsüne döndü.

- Benim gibi tembel bir insanın bu tempodan rahatsız olması gerekirken ilginç bir şekilde ben çok mutluyuum.

- Çocukluk hayalimi gerçekleştirmek için bir adım attım, öğrencilerimden biri ses mühendisi ve bana bir şan hocası ayarlayacak. Şan derslerine başlayacağım :) Tek rakibim Ömür Gedik.

- Ders verdiğim kursun olduğu yerde minnacık bir büfe var, tam köşede. Sevgilim adamın X5'i olduğunu söylediği günden beri alışverişi kestim. Sanki her aldığım püskevitle x5'e katkıda bulunuyormuşum gibi geliyor.

- Hani bir şarkı takılır ya, kafanızda döner durur, uykuda bile. 2 gündür "a be kaynana" şarkısının esiriyim, intiharın eşiğindeyim. Şimdi bunu söyledim ya sizi de yanımda sürüklemek istediğim çok belli oldu mu?

Siz şu şarkıyı dinlerken ben de biraz uyuyayım. Uykusuzluk yüzünden dün akşam 1 bira ile yamuldum.

XoXo

Nuran The Eğitim Neferi




26 Haziran 2011 Pazar

Iyi ki Dogdum Lan!


Yaklasik 40 gun 40 gece, ulkemizde ve Turki cumhuriyetlerde kutlanan dogum gunum dun gece 00.00'da sona erdi. Dogum gunlerini cok seviyorum, beni taniyanlar bilir. Butun hafta boyunca her dogum gunum kutlandiginda "iyi ki dogdum lan" dedim kendi kendime. Cok arabesk olacak biliyorum ama, hayatima bir sekilde dahil olan, ufakta olsa parmak izini birakan, renklerime renk katan ve her zaman o renkleri canli tutan herkese cok tesekkur ediyorum. Sanal ve gercek diye ayirmiyorum hayatimdaki insanlari, hepsi benim icin ayri ozel. Sizleri seviyorum laaan.


Oh yeah!

Dun gece "fondip fondip" cigliklariyla guzellestigimiz, yanimizda olamayip canli baglanan tum arkadaslarim, cidden canimsiniz olm.

Kizmazsaniz ozel olarak hayatimda olduklari icin ozel tesekkuru hak eden bir kac insana tesekkur etmem lazim. Canim cigerim pinksatellite ve mazhar, bir de en guzel yasima girmeme sebep sevgilim :) Sizi de cok seviyorum :)

Off sacmalama sinirlarinda, duygusallik kiyilarinda geziyorum, kisa kesmek iyidir. Bu arada Mazhar hediyemi yarin istiyorum, yoksa seni parcalarim :)

22 Haziran 2011 Çarşamba

Neler Oluyor Hayatta?

Ne giyeceğim, saçımı ne yapacağım diye karalar bağladığımız Royal Wedding Saim ve Yıldız'ın düğününü geçen cuma atlattık. İlk defa yakınımdan birileri evlendi. Garip bir tecrübeydi. Düğün çok eğlenceli geçti çünkü çok fantastik bir ekiptik.

Topuklu ayakkabılar canımıza okumasa ve benim ertesi gün 9 saat dersim olmasa o gece öyle bitmezdi aslında. 8-9 saat topuk tepesinde olmak tambi eziyetmiş bilemedik. Bir de artistlik yapıp düz ayakkabı da almadım. Pinksatellite hanım converse tepesinde zıplarken ben çıplak ayak geceye devam ettim. Etrafımda evlenenlerden gördüğüm kadarıyla baya stresli bir durum hazırlık aşaması. Ama davetli olmak çok eğlenceli. Sırf o eğlence için tüm arkadaşlarımı gaza getirip sevgilisi olanları evlilik yoluna sokmak, olmayanlara da en kısa zamanda eş adayları bulmak istiyorum.


Doğru düzgün tek fotografım yok. Bir tek boydan Mazhar'la fotografım var. Elbisem Asos'tan, ayakkabılarım Ataköy, takılar Abla Bijuteri, saçımda güya bonuslu bir şeyler olacaktı ama 3 şişe spreye rağmen düştü.

Neyse bu ara evlenen varsa haber versin, doyamadım evlenenlere ben doyamadım.

15 Haziran 2011 Çarşamba

İyi ki Doğdun Mazhar!


Hayatınıza giren, kategorize edemediğiniz bazı insanlar vardır. Düz mantıkla arada kan bağı yok diye aile diyemezsiniz, ama arkadaş, dost dediğinizde de bu insana haksızlık yapıyor gibi düşünürsünüz. Bu insanların sayısı çok değildir. En azından benim için değil.

Yıl 2006. İzmir'deki üniversite öğrencilerin, kasıp kavuran bir site var. Hepimiz üyeyiz. Mazhar'la bu sitede tanıştık. Siteden 2-3 kez overdose geyik yaptığımız, milletle dalga geçtiğimiz için atıldık. O zamandan beri hayatımda bir "MAZHAR" gerçeği var. Aslında çok duygusal cümleler vardı aklımda ama söz konusu Mazhar karşim olunca pek mümkün olmuyor.



Benim onun hayatındaki varlığımdan pek memnun olamayabilir, çünkü adam gün itibariyle 28 oldu sayemde yalnız ölecek. Hiç aksatmadan yerine getirdiğim tanıştığı ve beğendiği kızları boklama görevim, Mazhar'ın huysuz ihtiyar moduyla birleşince adam "Issız Adam"'a dönüşmek üzere...

Mazhar'la sınırlarımız yoktur. Biri bizim Gtalk konuşmalarımız ele geçirirse heralde ne demek istediğimi anlar. Karşınızdaki en yakınınız ve sizin gözünüzde cinsiyetsiz bir zat ise, konuşmalar değişik bir hal alabiliyor. Sıkıntı yok ama.

Bu kadar yıl içinde tartıştınız mı derseniz eğer, tartışmak laf mı? .......... Derim :) Bir kere baya sağlam kavga ettik, geçen kıştı sanırım, ama uzun sürmedi o da. Zaten kavga etmek bizim Mazhar'la ilişkimizin en güçlü parametresidir. Ona bok atamadığım bir dünya'da benim için sevgi, barış, kardeşlik yoktur.

Velhasıl kelam, bugün hipster karşimin doğum günü. Anlayacağınız üzere bu yazı ona ithaf edilmiştir. Burası yeri değil biliyorum ama : Mazhar olm bana ne aldın?

13 Haziran 2011 Pazartesi

Nasıl Eğleniyor Muyuz?


Cuma günü öğretmenlik yaptığım anaokullarından birinin yıl sonu gösterisi vardı. Sunucu olarak da muhteşem diksiyonum ve ingilizcemden dolayı beni seçtiler. Gösterinin başlamasına yakın "çocuk olmak var" cümlesini sürekli tekrar eder oldum. Dünya umurlarında değil, ne heyecan ne stres.

Minnoş Balerinler :)

Çocuk denen varlığın dikkati en fazla 10 dk toparlanabiliyor, sonra ya sıkılıyor ya da başka şeylerle uğraşmak istiyor. Bale ve Halk Oyunları öğretmenleri bir nebze kanser oldular çocuklar yüzünden. Bu iki öğretmene bakarken kendi öğretmenliğimi de sorguladım. Mesela ben çocuklara en fazla " onu yaparsan küserim ama" diyorum. Küsmek bazen işe yarıyor, yani 2 dk küsüyorum, üzülüyorlar, ama küsüp dersi bitiriyorsam kapıdan çıkmadan unutuyorlar. Yani demek istediğim otorite konusunda pek iyi değilim. Ama diğer öğretmenlere göre beni daha çok sevdiklerini biliyorum.

Kendim de gayet geniş bir insan oldugumdan otoriter olsam ne olmasam ne diyorum, yeter ki beni sevsinler.

Neyse gösteri öğretmenlerin desteğiyle başarılı bir şekilde bitti. Ben de bir iki takılma dışında gayet iyi sundum. Sonra çocuklar velilere teslim edildi. Kulisten elinde lolipoplu 70 çocuk çıktı. Lolipopla bir çocuga herşey yaptırılabilir unutmayın :)

Küçük 5 yaş dans ederken kızlardan birinin büstiyeri göbeğine inmiş, üstsüz dans ediyordu, çok komikti. Ama onun umrunda değildi tabi :)

Bu hafta 6 yaşları mezun ediyoruz, kep atacaklar :) Gözlerimden bir damla yaş süzülebilir, emin değilim :)

Anaokulundaki yavrularımdan bu kadar bahsediyorum, çocugum olursa buraya kaka örneklerini bile koyarım, kendim de o potansiyeli görüyorum :)

9 Haziran 2011 Perşembe

Sanırım Bir Şişe Ayrana Aşık Oldum.


- Gazlı içeceklerle arası iyi olmayan bir insanım. Ama bir ayran dedi mi ben de akan sular durmak ne kelime donar kalır. Bıraksan 10 lt ayranı bir oturuşta içebilirim, öyle de öküz bir insanım. Sonrada döne döne uyurum. Oh mis.

- Haftaya bir düğüne iştirak edeceğim. Allahım evlenmek zormuş ama düğüne gitmek daha da zormuş. Yok ayakkabısı, yok takısı. 1 haftadır güzel bir bronzer arıyorum. Elbisem Cengiz Abazoğlu'nun deyimiyle streplez mini bir elbise. Dekoltenin bronz olmasını ve parlamasını istiyorum. Ama düzgün bir bronzer bulamadım. Rimmel Sunshimmer isimli bir bronzer serisi çıkarmış, Watsons'a gidince bakıcam, ama varsa bir öneriniz bana yardım edin, bir el atın, ha benim minnoşlarıma.

- Elbisem demişken, elbisemin 2 bedenini aldım, 10 bedenini giyersem gece boyunca taze gelin gibi süzülmem, hiç bir şey yiyip içmemem lazım. 12 bedenini giyersem sabah 8de kalkıp yemek yemeye başlamam, hatta güneş altında yiyip iyice şişmem lazım. Çok zor durumdayım.

- Terziye götür daralttır diyecek olanlarınız çıkacak hissediyorum, bu terzi milleti de kuaförlerden hallice bence. Adama daraltalım diyorsun kısaltıyor, paçaları yapalım diyorsun belini daraltıyor. O yüzden güvenmiyorum hiç terzilere.

- Kuaför demişken düğünün bir de kuaför boyutu var, hala saç modelime karar vermedim, benim karar vermemden daha önemli olan kısmı kuaförün buna onay vermesi. Begüm topuz yapıp yanlardan kıvırcık tutamlar bırakırsa davasını yapmayacağız, simi atıcaz topuza.

- Yarın anaokulunun sene sonu gösterisi var, sunucu olarak kimi seçtiler bilin bakalım? Tabi ki beni. Bir gazla "olur" dedim ama her an montla sıçabilirim.

- Bugün benim minnoşlara Alvin and Chipmunks filminin soundtracklerini indirdim. İşe gitmeden giyinirken bir bakayım neler var diye attım tüm albümü player'a. Nasıl bir kafa yaşadım anlatamam, huşu içindeyim o saat bu saat.

- Bugün otobüste şortu içine ince çorap giymiş kızlar gördüm. İzmir afedersiniz şey gibi yanıyor, o çorap ne kızım mal mısın? diyesim geldi, ama demedim, sürekli kızın çorabına baktım. Büyük ihtimal kız bacaklarına bakıyorum zannetti ama odun gibi bacakların nesine bakayım dimi ama?

-Bu arada doğum günüme 16 gün kaldı, hala bana ne alacağınızı düşünmediyseniz acele edin derim.

- Ekikihkikhi diye güldüm ben buna bugün, midyat seyfo siz de gülün.



XoXo

Nuran The Domgünü Kekosu

8 Haziran 2011 Çarşamba

Hafızam Nanik Yapıyor.


Tam bir şeyler yazayım diye yeni sayfa açtım, o ara çağrı aradı, aklımdaki her şey püfff. Kısa süreli hafızam mavi ekran veriyor çok fena. Mesela birine mesaj atıyorum, 2 dk sonra o kişiden mesaj geliyor, aaaa bilmemkim mesaj atmış deyip mesajı açıyorum, benim attıgıma cevap verdiğini o an anlıyorum.
Çok şeyi aklımda tutmak isterken hiç bir şeyi aklımda tutamıyorum. Neyse çokta önemli değil. İzmir'in kavurucu sıcakları başladı, belki merak edersiniz. yanıyoruz reis cCc.