25 Nisan 2011 Pazartesi

Bi Dur Demek Lazım.

Herşeyin yasaklandığı ve kısıtlandığı bir ülke burası.Şimdi de yurtdışından yaptığımız alışverişlerimize yasak getirdiler.Genelge aynen şöyle;

Sayı : B.02.1.GÜM.0.06.10.00-010.06.02 19/4/2011

Konu : Posta-Yolcu İşlemleri

GENELGE

(2011/23)

07.10.2009 tarihli ve 23955 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/15481 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı eski Gümrük Kanununun Uygulanmasına Dair Kararın 134 üncü maddesinin

birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası hükmü çerçevesinde 19/04/2011 tarihli gümrük GENELGESİ'NİN

Gerçek kişilerin muafiyet sınırlarındaki kişisel bakım,besin takviyeleri,kozmetik alımlarını yasaklanması,muafiyet içerisindeki elektronik ve diğer alımlara sınırlama getirilmesi ,kişilerin özgür alıveriş hakkını elinden almaktadır.

İşte bu yüzden genelgenin iptali için sanal imza kampanyası başlatılmıştır.Siz de hakkınızı aramak istiyorsanız sanal imza kampanyasıyla bu duruma destek olabilirsiniz.


P.S: Alıntı Fashionhouse By Zeto

Bi Maruzatım Vardı.

Dün herkesin bildiği üzere ALES sınavı vardı. Benim bildiğim tek işlevi yüksek lisansa giriş için kullanılması ya da ben sadece o amaç için kullanıcam. Geçen seneki KPSS skandalından sonra ÖSYM sınav konusunu sınava girenlerin kısmından baya sıkı tutmaya başlamıştı. Sanırsınız sınav soruları sınav salonlarında çalındı. Sınava bildiğiniz don atlet gidebiliyorsunuz. Saat, takı, anahtarlık vs. yasak. Ama bu çok zeki ÖSYM şunu düşünemiyor. Bu insanlar evlerinden geliyor, bunun yalnız yaşayanı vardır, anahtarını yanına alması gerekeni vardır, sınava arabayla geleni vardır. Kapıda küpelerinize kadar çıkarıyorsunuz. Bozuk paranız varsa bi yerlere bırakıyorsunuz. Sınava girenleri bu kadar sıkacağınıza kendinizi bu kadar sıksanız, soruları 3-5 kuruşa birilerine peşkeş geçmeseniz zaten sorun kalmayacak. İnsanlar evlerinden insan gibi, neye ihtiyaçları varsa alıp çıkacak, sorun da yaşanmayacak.

Keşke herşey bununla kalsa ama. Dünkü sınavda DokuzEylül Üniversitesinin 2 sınav yerinde hatalı soru kitapçığı dağıtılmış, yedek sınav kitapçıkları yetmemiş, 135 dk dışarı çıkma yasağı yüzünden sınav kitapçıkları olmayana zavallılar bekletilmiş. Bunun adı nedir biliyor musunuz? Biz sıçtık, sıvamadan bırakmayız. ÖSYM başkanı mağdur olan adaylara mektup yazacağını söylemiş. Zaten başka şeye kafa yormayın. Genç kız gibi yatın bi yatağın üzerine pembe kalem ve kokulu kağıtla mektup yazın ona buna.

Geçirmek istediğim son kısım ise sorular. Adamlar resmen biz gereken mercilere sınav sorularını, cevaplarını veriyoruz, kalanlar kalem oynatmasa da olur mantığıyla sınav hazırlamış. 100 Türkçe 100 Matematik sorusu var, çözmeniz gereken sözelciyseniz 100 türkçe +50 matematik, sayısalcıysanız da tam tersi. Kolay gibi geliyor kulağa değil mi? Ama o türkçe soruları benim bu yazımın uzunluğunda. Sınavın yarısında beynim burnumda akacak zannettim. Sıkıldım, gözlerim yoruldu. Ama tambi yarış atı edasıyla zamanla yarıştım. Anca 10 matematik sorusu yapabildim. Açıkcası çok ümitli değilim, 70 alırsam göbek atabilirim.

Daha çok sinirliyim. Bu adamların bizimle oynamasından, bizim geleceğimizi piç etmelerinden, bizi bu kadar sıkmalarından, kendi denyoluklarını görememelerinden şikayetçiyim.

22 Nisan 2011 Cuma

Loser Like Me.

Glee'nin hastasıyız. Loser'ların daha çok hastasıyız.

Mattafix

Bugünün Cuma olmasından mütevellit bugün enerjim tavan. Saatler aksa gitse de akşam olsa diye bekliyorum. Yaklaşık 1 haftadır işe gelip giderken Mattafix dinliyorum. Bu grubu 5 yıl önce keşfetmiştim. Signs of Struggle albümlerinde favorim olan bir çok parça vardı, Big City Life, To and Fro, 1130 vs.

Geçenlerde nereden aklıma geldiyse bi bakıyım, yeni albüm yapmışlarsa indiriyim dedim. Rhytms & Hymns diye bir albüm daha yapmışlar. 1 haftadır döne döne dinliyorum. Çok güzel şarkılar var, favorilerim Angel on my shoulder, Living in Darfur ve In the background.

Tarzları baya karışık aslına bakarsanız. R&B, Hip Hop, Reggae, resmen ortaya karışık yapıyorlar. Bi dinleyin bakıyım sevecekmisiniz?

P.S: Şarkıyı söyleyeni kadın zannediyorsunuz ama değil :)




21 Nisan 2011 Perşembe

Her Kim Ki Züğürttür, Çok Eğlenir.

Yıl 2007. Yeni mezun oluyorum, hatta anlatacağım olay vuku bulduğunda mezun olmuştum. Madem 3-5 gün sonra çalışmaya başlayacağız, neden poposuna koyup rahvan gitmesini izlemiyoruz diye kendimizden geçmişiz. Sabaha şarapla uyanıp, geceyi rakıyla sonlandırıyoruz. Ne iş-güç kaygısı var bünyede, ne aşk meşk. Gelişine gelişine vuruyoruz. Havalarda süper. Malum Haziran. Dedik ki hadi Çeşmeye kamp yapmaya gidelim. Süper fikir, gidelim. 5-6 kişiyiz. Arabamız yok. Cebimizde 3-5 kuruş bişi var. Atladık otobüse gittik. Çeşme merkezde bir marketten alışveriş yaptık. Ama hayatınızda böyle denyo bir alışveriş görmemişsinizdir. Zaten paramız kısıtlı ama aldıklarımız şahane.

-Kaşar Peyniri ( sanırsın sabah Alfonso kahvaltı hazırlayacak)
- Mangal (Evet evet bildiğiniz mangal aldık)
- 5 şişe şarap (içmeye devam)
- 5 lt su ( bu suyu hem içmeye, hem duşa kullanıcaz 5-6 kişi 2 gün boyunca)
- Sucuk (mangal var ya sucuk yapıcaz, şarapla)
- Tavuk (Mangalda pişiricez)
-Mangal kömürü vs vs.

Resmen içimizde bir sefa pezevengi yaşıyormuş ve biz görmezden geliyormuşuz. Yüklendik aldıklarımızı, otostopla bi yerlere gidip kamp kurucaz. Hem yürüyoruz hem otostop çekiyoruz. Bildiğin Alaçatı'ya geldik. 5-6 kişi oluncada akıllı kimse bizi almıyor, bir de herkesin el kol dolu. Sonra bir yardımsever vatandaş aldı bizi, bıraktı bi yere. Bir koya indik yürüyerek. İnsanı bırak hayvan bile yok. O kadar ıssız. Ama her kim ki gençtir, maldır. Mangalı yaptık, şarapları içtik, herkes sızdı. Sabah güneş dikti mi bizi kargaların beslenme saatinde. Kalktık ölüyoruz ama. Resmen dağları delen, çölleri aşan Ferhat gibiyiz. "Su, su, bir yudum su" diye inliyoruz. 5 şişe şarap alırken "aaa kişi başı 1 şişe olsun yetmez sonra" diye sonrasını düşünen biz, 5 lt su ile tüm ihtiyacımızı nasıl gidereceğimizi düşündük hala hayretler içindeyim.

Su da zaten sıcaktan ısınmış imamın abdest suyuna sönmüş, içince içindeki alevi 10 kaplan gücüne çıkarıyor. Kalktık bari eppeklerimizin arasına kaşar peyniri koyalım da denize gidelim diye. Bizim kaşar sıcaktan olmuş mu haşat. Bildiğin katı halden sıvı hale dönmüş.

Baktık olmayacak, en yakın plaja gittik. Su alırken cimriyiz ama parası neyse verip plaja gireriz, öyle de denyoyuz.

2. geçe arabayla gelen bir arkadaşımız bizi başka bir koya götürdü, kumsal süperdi. Biz çoban salatasından mangalına kadar öyle bir masa donattık ki bizi gören Çeşmenin göbeğinde yazlığımız var sanar. ( Sanar mı Sanır mı?)

Çatlayana kadar yedik, yemediğimizi de mal gibi mangalda bıraktık. Gece de kurt inmedi mi bizim koya. Resmen çölde bir bedeviyiz, kutup ayıları sıraya geçti. Korkudan girdik çadırlara. Çadır dediğim şeyde uyku tulumundan hallice.

Gece ne olduğunu anlamadığımız garip bi'şey tekrar gelip dolandı çadırların etrafta. Biz den kanon halinde "yusuf yusuf" sesleri yükseliyor.

Sabah oldu, topladık pılımızı pırtımızı, otostopla Çeşme merkeze, oradan İzmir'e dönücez. 40 kişilik piknik ailesinin arabalarının kasasına bindik gidiyoruz.

Sonra bir arkadaşımız aradı, sevgilisiyle geliyormuş, bekleyin dedi. İndik kasadan, aldı bizi Alaçatı'daki Wind Surf merkezine götürdü. Kültür şokunun tillahını yaşadık. Daha dün sabah eppek arası kaşar yiyorduk. Şimdi ise surf izleyip biraz yudumluyorduk.

Ha bu arada amele gibi kıpkırmızı olmamızdan hiç bahsetmiyorum bile, o bu tatilin bonusu olmuştu. Ama çok eğlenmiştik lan.

William Wallace Gibi "Freedom" Diye Bağırıcam Şimdi.


Binbir hile hurda ile girdiğimiz bloglarımız üzerindeki saçma engel kaldırılmış. Yani en azından benimkinin üzerindeki kaldırılmış. Sizinki de kaldırılmış mı? Kaldırılmışsa söyleyin beraber sevinelim, yoksa deli gibi burda tek başıma sevinmeyeyim.

19 Nisan 2011 Salı

Reha Muhtar Gibi Sağ Köşeden Kariyere Başlamak

- Melabağğ canım.

- Bu embesil blog sorunsalı yüzünden hala bloglara erişim namümkün. Dolayısıyla sıkıntıdan ve binbir hile ile okusamda yazmak içimden gelmiyor(du). "Obezlere şişko diyelim", "bekarlar nükleerden daha tehlikeli" gibi süperskimsonik açıklamaların yapıldığı bir ülkede blogspot'un açılmasını sağlayacak dikelçenin "blogspot" değil " blogspoRt"a yazılması size garip geldi mi? Bana gelmedi, hatta baya yerinde bir hareket oldu.

- Okul hala devam etmekte. Havalar ısınmadan benim bünye ısındığından okula kafama göre gidiyorum, sınavlara çalışmıyorum. Ama "zekiyim ama çalışmıyorum" insanı olduğumdan en yüksek notları alıyorum. Tabi umrumda mı? bence değil.

- Geçenlerde hayatımın denyoluğunu yaptım ve bir umut diyerek 34 beden bir pantolon denedim. Aslında denedim diyemem eğer bacağımdan geçseydi deneyecektim ama geçmedi. Ama 36 denedim, hatta denemekle kalmayıp aldım.

- Allegrande insanına Gtalk'ta diyet ve kilo verme üzerine aforizmalar yaptım, beyin gücü dedim, salla dedim, istediğini ye kilo ver dedim, sonuç: O uyguladığı Zeto diyetiyle 2 kilo verirken ben kendi bombastik fikirlerimle 2 kilo aldım.

- Bulduğu herşeyin önüne Vintage ekleyen insanlar, hepinize vintage ıslak odun hazırladım, haberiniz olsun.

- Asostan bi elbise aldım bir arkadaşımın düğünü için. 10 beden almıştım, herşey süper oldu ama korktuğum başıma geldi ve göğüs kısmı baya bi sıktı. Geri gönderip bi beden büyüğünü mü alsam, yenisini mi sipariş etsem göğüslerimi mi küçülttürsem derken yenisini almaya karar verdim. Yenisi eğer istediğim gibi gelirse küçük olan elbiseyi satıcam. İstediğim gibi gelmezse de büyük olan elbiseyi satıcam. Eğer ikiside olmazsa yeni elbise arayışına giricem.

- Yannız bu yaz katılmam gereken tam 4 düğün var. Yakınıyordum hiç arkadaşım evlenmiyor, hiç arkadaşlarımın düğününe gidemiyorum diye ama bunu kastetmemiştim. Teker teker gelin olm. Altını, elbisesi, ayakkabısı, saçı makyajı size çalışıcam bu yaz belli oldu.

- "Düğünümde hamile istemiyorum" dediğim bir arkadaşım dediğimi dinlemiş ve hamile :) Diğer arkadaşlarıma da buradan söyleyeyim, 2 yıl içinde hamilelik, lohusalık gibi tüm durumları bitirin, düğünümde hamile istemiyorum :)

- Madem seslenmeye başladım, bir çağrıda bloggerlara gitsin. O ne giymiş, bu saçlarını nasıl yapmış postları çok sıkıcı bence, o ne öyle hürriyet magazin sayfası gibi.

- Satırlarıma tambi yağmur şarkısı ile son veriyorum.




12 Nisan 2011 Salı

Konser Var Dediler, Gidicez.


Ppllon organizasyon'un düzenlediği Bon Mod Konseri 29 Nisan'da Rock n Beer'da gerçekleşecek. Bon Mod'u canlı ilk defa dinleyeceğim, bir şarkılarını dinlemişliğim var, Ting Tings'in Türk Mali gibi bir his var içimde. Uzun zamandır deliler gibi dans etmiyordum geçen cumartesi bunu farkettim. Dolayısıyla o gece fena dağıtmayı planlıyorum. Gelir de ortalarda kendi çapında takılan birini görürseniz bilin ki o benim :)