27 Ağustos 2011 Cumartesi

Tatil Ulan.

Bu adama aşık oldum tekrar tekrar :)

Bununla yandım, güneş altındaki mesaim hiç bitmedi :)

Bunu okudum :)
Sabahtan akşama, akşamdan sabaha yattım durdum :)

Abiiğğğ Abiğğğ diye öldü bu çocuk tatil boyunca :)

Fotograftan atlayıp yüzesim geliyor.


Böyle bir mavi gördünüz mü?


Alamancı çift :)
Tatil vakti :)

Marmaris'teki sevdicek tatili bitti şimdi sırada Kuşadası'nda aile tatilinde :)

21 Ağustos 2011 Pazar

Aramızda Gerginlik mi Var? Diye Sormayın Bu Bayram?


Ppllon organizasyon yazın bitimindeki hüznümüzü bir kısım olsun azaltmak, yaza dair son anımızı parlatmak için 31 Ağustos'ta Çeşme Fun Beach'te bizi Waldeck ve Bora Uzer ile çoşturacak.

Bayram bayram ağzımız tatlanmasın mı? Enerjiyi sonuna kadar depolayıp sonbahara "melabağ canım" demeyelim mi? Eee o zaman gelin, çünkü biz gidiyoruz :)




12 Ağustos 2011 Cuma

İsmail Abeeeeyyy!

Son zamanlardaki takıntımız TRT'nin dizisi Leyla ile Mecnun. Daha önce bu kadar absürd bir Kaygısızlar vardı sanırım. Leyla ile Mecnun adından da anladığınız üzere bir aşk hikayesi. Ama öyle bildiklerinizden değil. Neyse izleyin ve görün.

Bizim sevgilimle favori karakterimiz İsmail Abi. Sürekli İsmail Abi gibi konusuyoruz. Biri bi'şey dedi mi "hooop" diye karşılık veriyoruz. Neyse konuyu şimdi bağlıyorum. Mordoğan'ı ne kadar sevdiğimi bilmeyen yoktur. Varsa da şimdi öğrensin. Geçenlerde Mordoğan'a gidiyoruz. Bir yerde kahvaltı yaptık. olun karşısına geçicez lavaboya gitmek için. Sevgilimle arabaların geçmesini beklerken yanımıza bir eleman yaklaştı, yolun diğer yanına " İsmail amcağğğğ" diye bağırdı. Timur'la birbirimize bakıp kopmamız bir oldu.

Sonra dönerken camdan sarkıp "İsmail Abiğğğğ" diye bağırmaya karar verdik. 2 hafta üst üste geçerken "İsmail Abiğğğ" diye bağırıp kendi çapımız da eğlendik.

Ne kadar gereksiz bir çiftiz şimdi düşününce bunu gördüm. Ama olsun biz eğleniyoruz. Uzun lafın kısası izleyin lan Leylai ile Mecnun'u.




4 Ağustos 2011 Perşembe

Çocuklarimizin Yüzlerini Bayramliklarla Güldürelim..

Mutlu Olalim Projesi uzun bir suredir Izmir'de devam eden bir proje. Hastanede yatan cocuklari mutlu etmeye yonelik bir olusum. Ben de yillardir kendi capimda maddi ve manevi destek veriyorum bu projeye. Hak etmediklari hastaliklarla bogusan yuzlerce cocugun yuzunu guldurdugumu bilmek beni mutlu ediyor. Birini mutlu ettigim icin mutlu oluyorum. Yasanan ve yasanabilecek olan en guzel kisir dongu bu sanirim :) Bu bayramda cocuklara bayramlik etkinligi baslattilar. Maddi destek veremeseniz bile bu olayi bloglarinizda duyurmaniz, bir suru insana ulasmasini saglamaniz bile yeter.


300 ÇOCUĞUMUZA HEDİYE EDECEGİMİZ BAYRAMLIKLARLA BAYRAM SEVİNCİ YAŞATALIM...

Behçet Uz ve Ege Üniversitesi Çocuk Hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de destegiyle bayramliklarla sevindirmek istiyoruz...
Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır, çocukluğumuzda bayramlıklarımızı başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.
Hastanede kalan bir çocuk için bayramın ne kadar zor geçtiğini düşünelim, bu nedenle bu bayramda gelin onları biraz da biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...

0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz. (Kız çocuklarına elbiseler, erkek çocuklarına şort-tişört şeklinde takımlar olabilir.) İsterseniz dilediginiz sayıda alıp asagidaki adrese göndererek bize ulastırabilirsiniz. (Yurtiçi Kargo Liman Şb. Alsancak-İzmir adresine Özlem ŞENGİR adına)
Kaç adet bayramlık alacagınızı burdan sürekli paylaşırsanız, biz de alınacak bayramlık sayısını güncelleriz, ihtiyacımız olan sayıyı, yaş ve cinsiyet grubuna göre burdan paylaşırız ki bayramlık alamayacak olan bir çocuk bile kalmasın...Hepimizin dilegi tüm hastaneye yetecek kadar bayramlığı toplayabilmek...

Ayrıca Behçet Uz Onkolojinin Servisinin aşağıdaki ihtiyaçlarına da cevap verip, yine çocuklarımızın sıkıntılarını giderebilir; zorlu hastane süreci birazcık da olsa kolaylaştırabilirsiniz:

- 30 yatak- yataklar çok kötü durumda,telleri çıkmış halde,altlarına battaniye sererek yatmak zorunda kalıyorlar.
- 12 televizyon- televizyonların hiçbiri çalışmıyor, ikinci el bile olabilir, uzun süre hastanede yataktan kalkamadıkları odalarından çıkamadıkları için tek eğlenceleri televizyon.
- Yoğun bakım odası için bir ofis tipi buzdolabı
- 12 vantilatör-ısıtıcı
- 1 çamaşır makinesi
- 30 çarşaf

Elektronik aletler ikinci el de olabilir,yeter ki bir süre de olsa çalışsın.



Hepinizin desteklerini bekliyoruz....

mutluolalim@gmail.com
www.mutluolalim.com

1 Ağustos 2011 Pazartesi

İstanbul Kaçamağı


16 Temmuz canım ablamın doğum günüydü. Kendisinin bana benzemediğini defalarca yinelemiştim. Ben doğum günlerini 40 gün 40 gece kutlarım ama ablam pek sevmez. Ama bu sene özel bir yaşa girdiği için doğum günü partisi yapmaya karar vermişti. Bana da ısrarla "gel" demişti ama sinsi ve hain ben bir sürü bahaneyle gelemeyeceğimi söylemiştim. Derslerimi ayarlayıp hemen biletimi aldım, gizliden gideceğim için de gizli gizli Hesionka ile görüşmelerimiz tamamladım ve klimalı salonlarından yerimi ayırttım. Hesionka'nın dün tüm bloggerlara verdiği müjdeyi başından beri biliyordum ve onu o halde görmeyi çok istiyordum. Cuma sabah direk Hesionka'ya gittim. En az Hesionka kadar tatlı annesi, ben ve Hesi kahvaltı yapıp, uzun uzun muhabbet ettik. Sonra kendimizi şuursuzlar gibi o sıcakta Kadıköy pazarına attık. Ama iyi ki de atmışız, mükemmel şeyler aldık. Tam kapıdan çıkmadan Loreathan da geldi, onu da görmüş oldum :) Ordan ben doğumgünü partisi için karşıya geçtim.

Asmalımescit'te Hardal diye bir mekandaydı ablam ve arkadaşları. İçeri girdiğimde ablamın arkası dönüktü, omzuna dokundum, dönünce bir süre tepki veremedi şaşkınlıktan :) Onun mutlu olduğunu görmek alabileceğim en güzel hediyeden daha güzel oldu :)


Düğününden sonra doğum gününde de ablam hiç oturmadı. Bütün gece dans etti. Gizli gizli gittiğim için hiç kimseye haber veremedim, zaten ablam ne isterse onu yaptım :) Cumartesi Cadde'ye geçince Banyoköpüğü the new Mom ile de buluştuk. Onunda bebiş-göbüşünü gördüm. İnanın bana Hesionka'ya da Banyosuyu'na da hamilelik çok yakışmış. Ve o kadar eminim ki 2 tane şanslı bebek geliyor, çünkü çok şeker anne-babaları olacak :)

Pazar günü ise kahvaltıdan sonra bu senenin 3. düğününe katılmak için İzmir'e koşturdum. Yorgunluğum hala geçmedi desem yeridir. Ama herşeye değdi. Kısa ama eğlenceli, süprizli bir kaçamak oldu :)

P.S: Hesionka ile sohbetten alışverişten fotograf çekmek aklımıza gelmemiş. Sadece benim peruklu fotograflarım var :)

P.S 2 : Bu arada peruk manyaklığı bana da geçti, her gün düzenli olarak 1 saat Ebay'de peruk bakıyorum :)