İşe yürüyerek geliyorum ve o arada dinlediğim şarkıların olabildiğince yumuşak olmasına dikkat ediyorum, zira sabah sabah kafamı ütülemek istemiyorum. Ama işten eve dönerken durum tamamen tersi oluyor, daha hareketli, hopidik şarkılar dinliyorum. Mesela sabahlarımın kraliçesi Emilie Simon. Billur sesli kadın resmen
.
Güzelliğe bakın hem de, dinleme de yanında yat. Konser görüntülerini izlemiştim, onlar da çok eğlenceli.Biraz bizim Nil Karaibrahimgil'i andırıyor.
Bakalım bi :
Aslında paylaşmamalıyım bunları biliyorum, sonra biri çıkıp Emilie Simon seviyorum deyince kıskanıyorum, Emilie benim, ilk ben buldum onu.
Akşamları ne dinlediğimi hiç sormayın, o kısmı biraz komik. Çok hoppidik oluyor ya da çok sert. Örneklerini bir ara veririm, turşular beni bekler, see you later, alligator.
P.S: Alligator demişken dün akşam national geographic'te 2 adam mağaralarda yılan arıyorlardı, allahım manyak mısınız gidin oturun evinizde Amerikan dizilerinin keyfini çıkarın. Alligator yılan demek değil diyecek olan densizlere diplomamı gösterir, hadi len düdük derim.
.
Güzelliğe bakın hem de, dinleme de yanında yat. Konser görüntülerini izlemiştim, onlar da çok eğlenceli.Biraz bizim Nil Karaibrahimgil'i andırıyor.Bakalım bi :
Aslında paylaşmamalıyım bunları biliyorum, sonra biri çıkıp Emilie Simon seviyorum deyince kıskanıyorum, Emilie benim, ilk ben buldum onu.
Akşamları ne dinlediğimi hiç sormayın, o kısmı biraz komik. Çok hoppidik oluyor ya da çok sert. Örneklerini bir ara veririm, turşular beni bekler, see you later, alligator.
P.S: Alligator demişken dün akşam national geographic'te 2 adam mağaralarda yılan arıyorlardı, allahım manyak mısınız gidin oturun evinizde Amerikan dizilerinin keyfini çıkarın. Alligator yılan demek değil diyecek olan densizlere diplomamı gösterir, hadi len düdük derim.























