- 26 Haziran'da True Blood 4. sezon başlıyor, çok heyecanlıyım. Eric bebeğimsin.
- Bilinçaltı çok fena bi'şey gerçekten. Bilinçaltının nelere kadir olduğunu gördükçe gözümde Freud'un değeri daha da artıyor. Saçma sapan anlık bir şey düşünüyorsun, bilinçaltı onun bir parçasını alıyor ve rüyanda kullanıyor, ama çok saçma oluyor. Mesela birini düşündüm, havuza gidiyor diye, havuzda biliyorsunuz ki (Ege Havuzu) slip mayo şart, içimden olm sliple ne komik olur diye geçirdim, dün akşam rüyamda aynı kişiyi görüyorum slip mayoyla, evimizin bahçesinde güreş müsabakası varmış ona katılıyormuş, ne dersin buna şimdi?
- Düşündüm ki kadınlar ayrılıklardan sonra düzenlerini tamamen değiştiriyorlar, eski sevgiliye ait anıları yapabiliyorlarsa tamamen rafa kaldırıyorlar, ama erkekler öyle değil. Onlar düzene aynen devam ediyorlar, sadece başroller değişiyor. Bu genellemeyi 2 erkeği inceleyerek bulmamda benim sığlığımdan olabilir, ama bence böyle.
- Okulum bitti, haftasonlarım boş artık, nasıl keyfim yerinde anlatamam.
- Bu arada insanların denyolukları hala beni sinir edebiliyor. Yaş kemale erince denyolugun azalması gerekirken benim etrafımdaki oranı artıyor. Ama bendeki denyoluk azaldıkça ve sakinlik arttıkça "minare-dünya" mottosunu başarıyla gerçekleştirebiliyorum, ama yinede kısa bir süre sinir oluyorum.

- 1 sene eğitim sistemi ile ilgili çeşitli dersler alıp hala Talim Terbiye Kurulu napar, Milli Eğitim Şurası ne işe yarar bilmiyorsam hatta sınıfça bilmiyorsak bu eğitim sisteminin suçu. Geçen sınavda doğru yaptığım soruyu bu sınavda yanlış yaptım. Ayrıca biri bana söylesin Talim Terbiye Kurulu ne tırt bir isimdir!
- Facebookta herkes kedi fotografları ve videoları paylaşıyor, hem de hiç tahmin etmeyeceğim adamlar. Kedileri pek sevmediğimi herkes bilir, ama bu aralar cidden hepsine uyuz oluyorum. İnsanların gördüğü benim göremediğim ne var şu kedilerde anlamadım. Şimdi kedi severler panter emel gibi üzerime atlayacak ama sevmiyorum kedileri yapacak bir şey yok.
- Neyse minnoşlarım, boşverin bunları da sinerji oluşturun yaz gelsin. Dün izmir'de güneşli havada gök gürledi, yer küre noluyor g.tün başın oynuyor diye boşuna demiyoruz.
- Son olarak pazar günü outlet vari biyere gittik, Tolga, Çağlar ve ben. Bir sepetin içinde renkli renkli şeyler vardı. Ben de içini talan ederek kendime üzerinde astronotların olduğu renkli çok saykedelik bi tayt buldum. Ama bedeni kaç bulamadım. Tezgahtaki adama "bunda beden yazmıyor mu bulamadım" dedim, adam " yazıyor, 9" dedi, ben de "ee peki 9 beden neye tekabül ediyor" dedim, ama "o beden değil yaş dedi", "ee peki bana olur mu" dedim, "olur olur zaten evde falan giyersiniz" dedi. "Dedim gardaşş, gardaş dedim yok evde giymeyeceğim dışarıda giyeceğim", "vaaay" dedi adam, "neden" dedim, "çok marjinal" dedi. Çok denyosun demesinden iyiydi zira mazhar denyomusun kızım bu tayt ne dedi, sevgilim Peg Bundy'e benzemişsin dedi. O yüzden adamın " marjinal" demesi çok hoşuma gitti.
- Son demiştim ama bu cidden son bak. Metrodayız, pazar günü, Bornova'ya dönüyoruz. Karşımızda bir eleman oturuyor, kolunda joker dövmesi var, kocaman, kolunu kaplamış, altında "Canım Anam" yazıyor. WTF? Onu siz düşünün artık.
XoXo
Nuran The Canım Anam