Erdoğan sık sık sinirli mizacı yüzünden eleştirilmiştir. Hatta Türk-Amerkan İlişkileri dersinde Murat Hoca Adnan Menderes'ten sonra en tahammülsüz 2. başbakan kendisinin olduğunu söylemişti.
Adnan Menderes hakkında bir yorum yapamam, ölünün arkasından konuşmak ayıp olur ama Erdoğan'ın tahammülsüz olduğu her hafta mizah dergilerine, gazetelere açtığı onlarca davadan belli oluyor.
Sinirli ve patavatsız bir yapısı var Erdoğan'ın. Hiç çekinmeden insanlarla Kasımpaşa ağzıyla konuşabiliyor. "Ananı da al git" hepimizin bildiği bir replik mesela.
Bunun bir oy toplama taktiği olduğunu konuşmuştuk yine Murat Hoca'yla. Bizlere "bende sizin gibiyim, halktan biriyim" imajını veriyor, tıpkı Bush'un Kovboy mitini kullandığı gibi.
Neyse efendim konumuz Erdoğan'ın Peres'i siniriyle dövmesi.
Bir panelde 25 dakika savaşı öven Peres'e ve Erdoğan'ın konuşmasını engellemeye çalışan moderatöre kızan Erdoğan kaliteli çizgisinden kaymış ve olanlar olmuş. Erdoğan'ın söyledikleri ise:
Bu sert açıklamadan sonra salonu terk eden Erdoğan Türkiye'de alkışlarla karşılanmış.
Haketmiş mi bu alkışları? Bence etmiş. Nedendir peki? Bildiğiniz üzere Erdoğan'ın yalaka bir yapısı vardır, ne şiş yansın ne kebap der, pek sesini soluğunu çıkarmaz. Biriken sinirini de işçiden, gazeteciden, halktan, çizerlerden çıkarır. Tarihte ilk defa sinirini doğru bir yere kanalize etmiş bulunmakta.
Burdan kendisini alkışlıyorum. Gazze'de yaşanan katliamı öven ve marifet gibi anlatan Peres bunu çoktan hak etmişti. Erdoğan aklıma gelen ve bunu yapacak son kişiydi. Şaşkınım. Tabi bu olay ne gibi bir gelişmeye gebe olacak orası muamma.
Son olarak Erdoğan'a bir şey daha söylemek isterim:
Durmak yok yola devam : )
1 http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10886978.asp?gid=229














