16 Nisan 2013 Salı

I Was Swimming Across The Sky.

Kaç sene oldu bilmiyorum ama yüzmeye başlayacağım dedim dedim ve başlayamamıştım. Baktım ki dedikçe olmuyor. Demeyi bıraktım. Seneler içinde önce mayomu aldım, sonra bone ve gözlük. En son raporu alarak 1 ay önce yüzmeye başladım. Yüzmeye demeyeyim aslında, yüzme kursuna başladım. Aslında çat pat yüzüyordum ama stil bilmiyordum. 

Dünya'nın en zor şeyi geliyordu bana 3 kulaç bir nefes olayı. İlk zamanlar cidden hiç bir zaman yapamayacağımı düşündüm. Çünkü yetenek konusunda gerçekten sıfırım. Ve üstün yeteneksizliğimle İlk 2 hafta yüzme hocasının beynine ismimi kazıdım, havuzun yarısını içtim, kolumu bacağımı tutmaz hale getirdim ama zafer benim :) Bugün hocam büyük gelişme olduğunu söyledi. 2 aya kalmaz Micheal Phelps ile yarışmaya başlarım. 

Şu an bir yunus gibi olmasa da bir su samuru gibi yüzüyorum. Henüz kıvraklığı ve estetiği edinemedim ama o da yakındır. 

Seni Yeneceğim Phelps.


Bir yengeç burcu olarak suyu çok severim zaten, bu 1 ayda ayrıca anladım ki sıkılmadan yapacağım tek spor yüzme. İzmir içinde yüzmeye gitmek isteyen varsa, kuru kesinlikle tavsiye ederim. Ege Kolejinin yüzme havuzunda kursu veriyorlar. Hocalarımız çok ilgililer. Yüzmeye gelin, yüzün bence.




14 Nisan 2013 Pazar

Rock 'n Rakunsella

Blog'un bana kazandırdığı nadide süpersonik arkadaşlarımdan biri Banyosuyu'dur. Kendini ne kadar yerse de 10 numara 5 yıldız kişiliğinin yanında, ultra becerikli bir insandır. En sevdiğim takılarım onun yaptığı takılar. Şimdi yaptığı takıların, broşların yanına yenilerini koydu. Ve Rakunsell the dükkanı açtı. Söylediği gibi bir acaip alışveriş mecrası. Bardak altlıkları, gözlükler her sey çok orjinal. Şimdi bir de çekiliş yapıyor, bence kaçırırsan pişman olursun. 




1 Nisan 2013 Pazartesi

Zalım Nisan.

Üniversiteden beri Nisan ayını iple çekiyorum sırf T.S. Eliot'ın The Waste Land şiirinin bir mısrasından alıntı yapabilmek için. "April is the cruellest month". 

Zalım Nisan, hayın Nisan. Aslında ben nisan ayını severim, yazın müjdecisi. Kıştan o kadar nefret ediyorum ki  altını çiziyorum vurgu için. Nisanın zalimliği geçiş mevsimini dibine kadar yaşatması. Sabah kalkınca o ne giyicem derdi var ya nisan ayında tavan yapıyor. Çizme giyemezsin, babet giyemezsin, çorap giysem mi düşünürsün, kazak mı? Hırka mı? Üzerime ince bir ceket mi alsam yağmurluk mu? İşte bunlar hep serdar ortaç usülü deli sorular.

Mesela bugün derigibiamadeğil bir pantolon giymiştim, biraz daha geç eve ulaşsaydım acile gidip pantolonu ameliyatla aldıracaktım. 

Nisan bu sene benim için çanların dingidongi çaldığı zaman. Son 2 aya girdik düğün sürecinde. Yapacak o kadar çok iş var. Ben kendime bilgisayarda, telefonda alınacaklar ve yapılacaklar listesi hazırlıyorum ama hiçbirini yapmıyorum. Dünyanın en rahat gelini ödülü bana gelebilir. 

Bir de beğenememe hastalığına tutuldum, fikirlerim çok çabuk değişiyor. Türk siteleri, blogları düğün hazırlıkları konusunda hiç yardımcı değil, her yer saten, gül, cupcake dolu. İlginç fikirler istiyorsanız en iyi yardımcılar yabancı bloggerlar. 

Evlenen bir kaç blogger'ın düğün hazırlıklarını okudum bir akşam. Retinam yanacaktı neredeyse. Karakteri olmayan bir sürü şey. İnsanlar kendilerini yansıtan şeylerden ne kadar uzaklaşmışlar. Moda neyse, neyi dayatıyorsa onu yapıyorlar. Birbiriyle kel alaka aksesuarlar, mobilyalar..

Kına mevzusuna hiç girmiyorum bilmiyorum fark ettiniz mi? Yıl olmuş 2013 hala bindallı giyen kızlar var. Bindallı nedir allaşkına ya. Ay böyle konuşuyorum sonra istemediğim şeyler oluyor. 

Her muhabbetim düğüne bağlanıyor değil mi? Aman napiyim şu an tek derdim bu. Bana taşlı şık bir sandalet lazım düğün için, bilen gören olursa haber versin lütfen. Ayrıca düğündür, nikah şekeridir, pastacıdır böyle ilginç fikirleri, tanıdıkları vs. olan varsa lütfen benden esirgemesin :)

Ay bu arada söylemeden edemeyeceğim, ben teyze oluyorum ^_^ Gelin olmak kadar heyecanlıymış bu teyzelik. Ağustos ayında bir gece ansızın bir kız gelecek bize. Teyzesi ilk iş bu emzikten alacak ona :)

Bu arad Game of Thrones başladı, Nuran the white walker kaçar.


18 Şubat 2013 Pazartesi

Sadece Nuran Yetmez.

Doğduğumuz andan itibaren ne kadar çok sıfat ekleniyor ismimizin önüne fark ettiniz mi? Hep birilerinin  bir şeyleri oluyoruz, birileriyle olan ilişkimiz bizim yerimizi belirliyor. Birinin kızı, başkasının kardeşi, kimisinin eşi, kimisinin yengesi... Sanırım en yoğun sıfat aldığımız yıllar yirmili yaşların sonu ya da bana öyle geliyor. Güzel mi garip mi o kısmı kesinlikle tartışılır. Ama insanoğlunun hepsine uyum sağladığı kesin. Bu arada ben sıfat dedim ama olmayabilir. Bence sıfat ama sence zamir olabilir. Tartışmam bunu kimseyle. Herkesin sıfatı kendine. 

Bu konu bi yere bağlanmaz demedi demeyin.


4 Şubat 2013 Pazartesi

Derleme-Toplama

- Gençler hiç haber vermiyorsunuz 335 olmuşuz, oysaki ben 333'e ulaşınca bir çekilişli kuralı bişiler yapacaktım. Neyse İzmir'e dönünce bunu bir düşüneyim.

- İzmir'e dönmek demişken, ey okur sen şimdi yarın sabah erken kalkıp işe gideceksin ya, ben gitmeyeceğim. Çünkü SÖMESTR tatili.Ama haftaya ben de senin gibi yollara düşeceğim, o yüzden hiç bana gıcık olma. 

- İzmir'e dönmek deyince ben İstanbul'dayım. Ama buna İstanbul'dayım denemez. Evdeyim. Evden eve ablamı taşıdık. Yerleşmeye çalışıyoruz. Ama sıkıya gelemeyen popom isyanlarda.

- İzmir'e dönmek demişken havalar nasıl güzel değil mi?

- İzmir'e dönmek demişken Temmuz'un başından beri saçımı kestirmiyorum, bir rekora ıslak imza attım resmen, ama saçlarımın hali acınası. Bu hafta dönünce ilk işim kendimi kuaföre atmak olacak.

- Kuaför demişken, var mı önerebileceğiniz kuaför? Saç kestirmek için değil, düğünde gelin topuzumu yaptırmak için. Kuaförleri sevmediğim ve güvenmediğim için düzenli bir kuaförüm yok, tabi saçı evde de yapamayacağıma göre, bana bir kuaför bul sayın okuyucu.

- Okuyucu demişken, yıllar önce iş arıyorum, iş ilanlarına bakıyorum. Okuyucu aranıyor ilanlar var, geceliği 150 TL falan o zamanlar. Yabancı bir arkadaşım, ne güzel iş neden okuyuculuk yapmıyorsun demişti. Okuyucu deyince kızın aklına ne kadar masum şeyler geldi kim bilir.

- Masum demişken, şu an televizyonda Sarai Sierra'nın cinayetini tartışıyorlar. Turist kelimesini unutacağımız yıllar yakındır. 

- Olaylar olaylar resmen hayat.

- Uzun zamandır yazmıyorum ama yazacak bi'şey de bulamıyorum, sanırım rutin hayat en büyük girdap ve ben içinde debeleniyorum.

- Aslında atraksiyonlu olaylar var ama ne biliyim sanki sadece beni ilgilendiriyor gibi. 

- Sizi bilmem ama ben 2013'ü çok sevdim. 

- Uzun zamandır haber izlemiyorum ve okumuyorum. Diyen doğru demiş, Ignorance is Bliss. Bakıyorum dünyaya kendini kapatmış insanlara, kendi dünyalarında ne kadar mutlular. Bilmek insana mutsuzluktan başka bir şey getirmiyor. Sığ olmak, To Be listemin başında son zamanlarda.

- Siz de bunu düşünün, yazılı yoklama yapacağım. 

Nuran The Külyutmaz.

16 Ocak 2013 Çarşamba

Hediye İçinde Kaldım.

2013.

Bebeksilik akıyor her gününden.

Yılın Gelinine; Allegrande'nin Instagram'da başlattığı Alleseçiyor oluşumundan bir adet bileklik ve norawashere'in yeni tasarımlarından bir kolye...



Salute the Bride :)

7 Ocak 2013 Pazartesi

2013 Bebeğimsin.

2013'e öyle bebeksi girdim anlatamam. Sanırım bu yıl benim yılım. Daha ilk haftasında Norawashere ve Alleseçiyor'dan bir bileklik ve kolye kazandım. Şimdi artık bu enerjimi takıdan alıp çeyiz eşyasına veriyorum. Hazirana kadar kazandıklarımla evimi döşerim arkadaş. İlk iş olarak Stokk.com'un tencere ve cezve çekilişi ile başlıyorum.

Cross your fingers.