8 Nisan 2009 Çarşamba

Erik Mevsimi

Çilek mevsimi değil ama çilekler çıkmış, dayanamadım aldım. Sevgilime mail
attım sonrasında, -çilek mevsimini kaçırdın ama erik mevsimi gelmeden dön diye.
Bugün bir garip hissediyorum, sanki dünyanın tüm ağırlığı benim omuzlarımda. Omuzlarım düşüyor, tutamıyorum.
Kafamın içi dolu ama neyle bilmiyorum. Herşeye rağmen güzel bir gün bugün. Yapacak o kadar şey var ki, annem, babam ve ablam geliyor, süper bir haftasonu bizi bekliyor, özlediğim aile kahvaltısı, anne-kız dedikoduları, süper anne yemekleri ve sefkati, babamın evdeki herşeyi sihirli değneği ile düzeltmesi...
Hepsini çok özlemiştim, önümüzdeki 5-6 ay için depolamam gerekiyor hepsinden bir parça.
Diyet iyi gidiyor, yazlıkları deneyip daha da gaza geliyorum : ) Ama annem gelince hem yapacağı yemeklerden hem de -gene bir deri bir kemik olmuşsun söylemleri yüzünden bir süre ara verebilirim. Ben en kilolu olduğum dönemlerde bile anneme göre bir deri bir kemiğimdir zaten.
Bu yüzden onu daha çok seviyorum galiba, kimse gibi acımasız eleştiriler yapmaz, çirkin olsanızda şişman olsanızda sever sizi, dünyanın en güzeliymişsiniz gibi davranır, her sabah -prensesim diye uyandırır.
Cidden annem beni böyle kaldırır, Prensesim. Nasıl şımardığımı görmeniz lazım, : )
Hepimiz için keyifli zamanlar geliyor, Zeynep İstanbul'a gidiyor, İlknur eve gidiyor, benim de annemler geliyor, tekrar bir araya geldiğimizde hepimiz süper mutlu olucaz eminim.

Evdeki eski herşeyden kurtulup evi dekore etmek istiyoruz, babam bunun mimarı olacak gibi :) Evimize laf atanları 1-2 ay sonra görmek isterim.

38 gün kaldı bu gün itibariyle, özlemin tavan yaptığı günler bunlar. Yanımda olmasını en çok istediğim zamanlar. Bahar yenilenmektir, devinimdir, biz 3 yıldır hep birlikte yenilendik. Bu baharda birlikte yenilenseydik olmaz mıydı?

İçimdeki kelebek sayısı hergün biraz daha artıyor, bu kadar heyecanlanacağımı düşünmezdim. Geriye bakınca zaman sanki lastik top gibi, o zamandan bu zaman zıplamış. Şimdi ki görevi bu günden 16 Mayıs'a zıplamak. Attım gitti..

Bugün tüm pantolonlarımı daraltmaya veriyorum, aferin bana değil mi?

Maaşlar hala hesaba geçmedi, annemler gelmeden alışveriş yapmam lazım, buzdolabı bildiğin terkedilmiş şehir gibi : )

Saat 11 olmuş, ara öğün zamanı, see you later, alligator vs calculator

6 yorum:

MazharOsman dedi ki...

Şimdi kafama takılan birkaç detay var anacım. izin veirirsen onları dile getireyim;

1. En kilolu olduğun zamanı merak ediyorum, daha ne kadar kilo alabilirsin, bunun limiti nedir? canlandırmıyorum kafamda!

2.Kimse gibi(nası bi kalıpsa) acımasız eleştiriler yapmaz. Bu kulağa biraz garip gelmiyor mu sence de nuran? Acımasız olmak, eleştiri vs. seems familiar mı diyosunuz siz filologlar! Ne aynaya bakmıyo musun?

3.Nasıl şımardığımızı görmeniz lazım! sanki hiç bilmiyormuşuz gibi, kütlene bakmadan ikarusa özenme çalışmalarından haberimiz yokmuş gibi yazmışsın, vallahi garipsedim.

4.O evin düzelmesi için nur yağması gerektiğini sen de biliyorsun. Gerçeklerden kaçma, yüzleş onlarla bacım!

Erik tuzsun yeşil bir küreden ibarettir!

noraashira dedi ki...

Seviyorum canım seni.

MazharOsman dedi ki...

thats ma görl!

bi dost dedi ki...

erik çekti ama benim canım şimdi:(

like a star dedi ki...

eriğin kilosu 96 tl.. askerden gelince yet bize 1 kilo alsın asker maaşıylan bunu da kendisine mail geç :D

noraashira dedi ki...

Yet asker maaşıyla bana tek taş alcak : ) Off erik mevsimi gelsin, sevdiğim gelsin.

Bi dost: benimde gözümün önünde resmen.