12 Ağustos 2009 Çarşamba

Kurt Cobain gibi depresyon hırkasını giyicem ama isilik olurum diye korkuyorum bu sıcakta.

Ege Üniversitesi'ne "Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde yüksek lisansınıza talibim" diye başvurumu yaptım. Aslında gönlümde yatan güzel Kadın Çalışmaları ama bu sene kimseye bizden kız yok dediler. Bakalım "beni seç beni seç" tribime kanıp beni almazlarda seneye Kadın Çalışmaları'na başvururum, ben aslında seni istedim, herşey yalan gerçek sensin derim. Yerse.
16 aydır çalışmama rağmen hala otobüslerde öğrenci basıyorum, insanın yaşlandığını kabul etmemesi gibi bir trip bu.
Yer küre o kadar küçük ki insan hiç tahmin etmediği insanlarla karşılaşıyor. 2002 yılında Kumburgaz'daki patronumun düğün törenine denk gelmiş olabilirim, ilginç değil mi?

Hani şarkıcılar hep anlatır ya "küçükken saç fırçasından mikrofon yapardım" diye. İşte bende öyleydim, tek istediğim büyüyünce şarkıcı olmaktı, güzel sanatlarda okumaktı. Olmak istediğim yerle olduğum yer arası 5 dk. var. Yani en azından Andy Warhol öyle söylüyor. ( Andy Warhol?)

Çok küçüktüm, belki 3 ya da 4. Annemler taşınıyorlar ve beni teyzeme bırakıyorlar ayak bağı olmayayım diye. Teyzem de beni kapının önüne çıkarıyor, 2 dk eve birşey almaya girdiğinde ipi kopmuş deli bir dana gibi takılıyorum top oynayan çocukların peşine. Hatırladığım şey belediyedeki amcalara bir masanın üzerinde oturup, bir elimde lokum bir elimde çikolatalı gofretle şarkı söylediğim ve adamların bana babamın kucağında eve giderken "yine gel" dediği.

Bakıyorum da ne çok yapmak isteyipte yapamadığım şey olmuş. Hala şarkıcı olamadım ( bir kaç amatör grup deneyimini saymazsak), hala yurt dışına çıkamadım ( İstanbul Avrupa Yakasını saymazsak) ve daha bir çok antin kuntin istek.

Eğer 60'larda/ 70'lerde dünyaya gelseydim kesinlikle hobo olurdum. Dünya-minare ikilisini hayatımdan çıkarır, ordan oraya savrulurdum herhalde.

Bir yandan gelenekçi olmak ve bir yandan asi olmak tırt bir durum. Maybe in another life, bro.

Bu şarkı benden size gelsin, I know what you are.

I know.



5 yorum:

Loreathan dedi ki...

Yerküre hakikaten küçük. Geçen hafta tatilde, yemekteyken yan masada genel müdür yardımcımızın oturduğunu görerek dumur oldum. Koca Türkiye de Onca yer içinde aynı yerde, aynı otele düşmüşüz

noraashira dedi ki...

Tatilde karşılaşmak daha betermiş, zaten iş ve stresinden kaçıyorsun, adamlar dibinde bitiyor, adamların yanında deve gürewşi bile yapamazsın :)

Loreathan dedi ki...

Tatilin ilerleyen günlerinde denizden çıkıp sahildeki duşta yıkanırken arkamda bitti bir ara. Bir de eşi ile hem de. hahahaha stres boyle hızlı hızlı yarım yamalak yıkandım ehe ehe ehe yaparak uzaklaştım.

noraashira dedi ki...

Bir de insanın suratına samimiyetsiz meymenetsiz bir gülücük yerleşiyor dimi, garip şekilde sırıtıyorsun, merhaba, sortluyum, tatildeyim, ama burası ofis gibi, sen yanımdasın, ne anladım ben bu işten gülümsemesi ahaha

Loreathan dedi ki...

Evet ayyynnen öyle :)