Yıllarca Sezen Aksu'nun "Onu Alma Beni Al" şarkısının "Ağan emmin her bir yerine, kırmızı kınalar yaksın" sözünü " alem mühim her bir yerine kırmızı kınalar yaksın" anlamışım. Kaybolan yıllarıma acıyorum şu an. Neyse konumuz bu değil.
Dün gece uyumak için debelenirken, evet uyuyamıyorum, -Zeynep selam kuzum- ( Zeynep ortalama 2 yazımdan birinde adının geçtiğini söylüyor, ortalamayı yükseltmek için artık her yazımda bir kere alakasız da olsa Zeynep diyeceğim) ne diyordum, hah debelenmek, aklıma bu zamana kadar unutamadığım ve çok utandığım olaylar geldi. Kimisi benim denyoluğumdandı, kimisi de başkalarının. Sonra kendime bir Top 5 Ashamed List yaptım.
5 Numara:
Daha önce anlatmıştım diye hatırlıyorum. Denyoluğumun tavan yaptığı bir hadise. Akçay'a tatile gidicem. Sanırım
ortaokulda falanım. Tüm gece onu mu götürsem, bunu mu diye valiz hazırlamışım ve sabahta kargalarla olan randevum nedeniyle erkenden kalkmışım. Algı denen şey benim için gaz ve toz bulutundan önceki dünya gibi. Babam beni otobüse bırakıyor arabayla. Dönüp bana "otobüste ikram verirlerse sakın alma" dedi. Adamcağız kızını düşünüyor, biz "tanımadığın insanlardan şeker alma jenerasyonuyuz" çünkü. Benden bomba cevap geliyor :- İkram vermiyorlar, top kek veriyorlar ki :)
(foto) Babamın bakışını hala unutamıyorum :) "bennerdehatayaptım" bakışı.
4 Numara:
Aynı gün yine, otobüse bindik, Akçay'a doğru gidiyoruz. Şansımıza Trabzondan gelen lazla dolu bir otobüs denk geldi. En önde yerimizi aldık, " güneş hızla yükseliyordu güneye
giderken" diye takılıyoruz. Yol uzun tabi. Herkes öğlen uykusuna yattı. Ben koridor tarafında oturuyorum. Yanımda ablamın arkadaşı var muhabbet ediyoruz. Üzerimde tang top var. Yan koltukta da yaşlı bir teyze oturuyor. Şeytan üçgeni resmen. Muhabbetimizin ortasında "şraaaaaaak" diye bir ses geldi. Bütün otobüs uyandı, herkes ne oldu diye bakınıyor etrafına. Benim gözlerim faltaşı, (foto) teyzeye bakakaldım. Bu minnoş teyze tut sen benim askımı çek-bırak. Tam ortaokul ergen hareketi. Ama öyle tutmuş ki teyze sanki mancınıkla düşman püskürtüyor. Ve sonrasında beni daha da dumur eden şu cümleyi kuruyor:Kızım sen böyle üşümüyor musun??? WTF??? (Teyze WTF demiyor, yanlış olmasın)
3 Numara:
Lisedeyim, İstanbul'a ablamı ziyarete gittim. Ablam TRT'de staj yapıyor o zaman. Akşam iş çıkışı Beşiktaşta buluşalım dedik. Tam da böyle ergenlik mi genç kızlık mı dönemindeyim. Öyle bir hormon salgılıyorum ki resmen kulaklarımdan fışkırıyor. Neyse ablamın iş çıkışına doğru ben giyindim ve Beşiktaş'taki çaycıya gittim. Aldığım ama pek giymediğim beyaz bir pantolonum vardı, onu giymiştim o gün de. Çok kalabalık oldugu için arka masalarda bir yere oturduk. Elemanlar yer (foto) boşalırsa ön taraflara alırız sizi dedi ve bir yer
boşaldı. Kalktık biz tam deniz kenarındaki masaya oturacağız ki öyle bir dalga geldi ki, sadece ce sadece beni!! tepeden tırnağa ıslattı. Başka kimseye zararı olmadı. Sadece ben ıslandım. Beyaz pantolonumda ıslandı. Beyaz şeylerin ıslandığında ne gibi reaksiyonlar gösterdiğini bilirsiniz. Bildiğin şeffaflaşır. Akşamüzeri bir de. Kurumamda o saatten sonra. Biraz oturduk ama pantolonum hala şeffaf. Ablam " bak şimdi kalkıcaz, kimse sana bakmıyormuş gibi düşün, için gözükmüyor gibi" diye telkinlerde bulundu ama nafile. Ergenim olm ben, bildiğin " hayat acımasız, çok çirkinim" diye geziyorum. Ama yapacak bir şey yoktu, kalktım. Başım dik kalabalığın arasından geçtim, gittim. Arkamda "gördüm gördüm" diye bağıran olmadı neyse ki.2 Numara:
Bu denyoluğun cidden denyoluktur ama. Bir numarayı hak ediyor ama bir numaraya kendi denyoluğumu koymak istemedim. İşe yeni girdiğim dönemler. Ofiste din muhabbeti açıldı. Karşımda da koyu bir dinci oldugunu öğrendiğim patronun damadı var. Karşımda derken adam fiziksel olarak karşımda değil sadece, düşünce olarakta karşı karşıyayız. Ben aşırı dincilerin yobaz oldugundan girdim, dinde modernleşmeden çıktım. Adam bana ayetlerden alıntılarla geliyor, ama ben hiç çakmıyorum durumu. Ofis bir anda boşaldı, herkes uzaklaştı, biz hala konusuyoruz. "Ne olacak olm düşünce özgürlüğü" diye de içimden geçiriyorum. Sanırım Allahın sevdiği kuluyum ki ben" bu yobazları yakacaksın kordonda" falan demeden bir şekilde konu kapandı. Akşam eve gidicem, herkese iyi akşamlar diliyorum. M
üdürüm gülerek beni yanına çağırdı, istersen pek din muhabbeti yapma damatferit'le dedi. O an 100 mumluk bir şimşek çaktı gözlerimde. Işık göründü bana, karşıdan bir el " gel gel" yapıyordu ki aslında bana "nah" yapıyormuş onu farkettim. Adamın gözünün içine bakarak "ehiehi yobazsın olm sen" demiştim. Patavat nerdesin bebeğim. ( foto )1 Numara:
Bu denyoluğum yine bir tatil dönemine ait. Lise 1'in yazındayız ve ben yine Akçay'dayım. Sanırım biri bana tatil deyince aklım başımdan gidiyor, çünkü istatistikler tüm denyolukların tatil zamanı yapıldığını gösteriyor. Neyse. Hormonlarım çoşumcu izdüşümler içinde yine. İstiyorum ki herkes beni beğensin, Afrodit gibi parmak uçlarında plajda gezeyim. Ama gelin görün ki ergenlikten çoşmuş ve kendine gelememiş cüssem bildiğiniz Afrodit Banu Alkan tadında. Siz deyin 70 ben diyim 75 kiloyum. Aslında benim kemiklerim iri ama neyse. Plajda da genç ve kulaklarından testesteron fışkıran bir erkek grubu var. Kenardan kenardan kesişiyoruz. (foto)Biz denizdeyken onlarda denize girdiler. Sulu ve saçma deniz oyunlarıyla eğleniyoruz biz. Kardeşim miydi başka biri miydi net değil, beni sırtına aldı suda. Yanımızdan gecen testesteronlu erkek grubundan birinin yorumu beni resmen denizler altında 20bin fersaha mahkum etti.
-Olm bu kız şişman!! (WTF again!!!)
Ne şişmanı denyo, benim kemiklerim iri, diyemedim. Düğümlendi tüm küfürler boğazıma. O kadar testesteron bile benim kemiklerimin iri olduğunu farketmesini sağlayamamıştı. "Şişman, şişman, şişman,şişman" Kafamda sadece bu sözler yankılanıyordu. Bir grup şişman kadın da kafamın içinde dans ediyordu.
Eve gidip tüm gece Burhan Çaçan'dan "oy tombulum"u dinleyerek ağlamıştım o gün.
Şişmanmış, ben sana denyo diyor muyum. Pislik.

5 yorum:
yaradan herkese böyle bir ergenlik nasip etsin. zira haticeye değil neticeye bakmalının özeti bu satırlar.
Kuzuuu, number 1'daki zalim hiyari insallah deniz anasi carpmistir!
Ayrica, neeeee, o komik tatli sarkida alem muhim bir yerine demiyo muymus?! Ben de klasik..Uydur uydur ebegumeci :)
Winston kuzum denyo bir ergenmişim ben cidden, neyse ki etkisi pek kalmamış :))
Elizzy'im valla öyle demiyormuş, resmen hayata küstüm :) O dönem o çocugu o cüsseyle anca ben çarpabilirdim ama bende çok şaşkındım :)
Çok yaşa, çok güldüm!
İnsan kendisiyle, yaşadıklarıyla dalga geçmeye başlayabildiğinde evrimini çoktan tamamlayabilmiş demektir. ;)
Coco'cum, denyoluğun hakkı denyoluga şimdi :))
Yorum Gönder