hesionka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hesionka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

İstanbul Kaçamağı


16 Temmuz canım ablamın doğum günüydü. Kendisinin bana benzemediğini defalarca yinelemiştim. Ben doğum günlerini 40 gün 40 gece kutlarım ama ablam pek sevmez. Ama bu sene özel bir yaşa girdiği için doğum günü partisi yapmaya karar vermişti. Bana da ısrarla "gel" demişti ama sinsi ve hain ben bir sürü bahaneyle gelemeyeceğimi söylemiştim. Derslerimi ayarlayıp hemen biletimi aldım, gizliden gideceğim için de gizli gizli Hesionka ile görüşmelerimiz tamamladım ve klimalı salonlarından yerimi ayırttım. Hesionka'nın dün tüm bloggerlara verdiği müjdeyi başından beri biliyordum ve onu o halde görmeyi çok istiyordum. Cuma sabah direk Hesionka'ya gittim. En az Hesionka kadar tatlı annesi, ben ve Hesi kahvaltı yapıp, uzun uzun muhabbet ettik. Sonra kendimizi şuursuzlar gibi o sıcakta Kadıköy pazarına attık. Ama iyi ki de atmışız, mükemmel şeyler aldık. Tam kapıdan çıkmadan Loreathan da geldi, onu da görmüş oldum :) Ordan ben doğumgünü partisi için karşıya geçtim.

Asmalımescit'te Hardal diye bir mekandaydı ablam ve arkadaşları. İçeri girdiğimde ablamın arkası dönüktü, omzuna dokundum, dönünce bir süre tepki veremedi şaşkınlıktan :) Onun mutlu olduğunu görmek alabileceğim en güzel hediyeden daha güzel oldu :)


Düğününden sonra doğum gününde de ablam hiç oturmadı. Bütün gece dans etti. Gizli gizli gittiğim için hiç kimseye haber veremedim, zaten ablam ne isterse onu yaptım :) Cumartesi Cadde'ye geçince Banyoköpüğü the new Mom ile de buluştuk. Onunda bebiş-göbüşünü gördüm. İnanın bana Hesionka'ya da Banyosuyu'na da hamilelik çok yakışmış. Ve o kadar eminim ki 2 tane şanslı bebek geliyor, çünkü çok şeker anne-babaları olacak :)

Pazar günü ise kahvaltıdan sonra bu senenin 3. düğününe katılmak için İzmir'e koşturdum. Yorgunluğum hala geçmedi desem yeridir. Ama herşeye değdi. Kısa ama eğlenceli, süprizli bir kaçamak oldu :)

P.S: Hesionka ile sohbetten alışverişten fotograf çekmek aklımıza gelmemiş. Sadece benim peruklu fotograflarım var :)

P.S 2 : Bu arada peruk manyaklığı bana da geçti, her gün düzenli olarak 1 saat Ebay'de peruk bakıyorum :)

2 Kasım 2010 Salı

Cadılar Bayramınız Mübarek Olsun

Herkesin bildiği üzere superduper insan Hesionka ve superduper eşi Loreathan'ın her sene düzenledikleri Cadılar Bayramı partisine ben de davetliydim. Gidicem mi gidemicem mi? Gidersem ne olacağım? derdinden sonra geçen hafta perşembe günü İstanbul'a gittim. Hello Kitty mi olsam? Kedi kız mi olsam derken kendime seçtiğim karakter Grease'ten Sally Olsen oldu. Ama tamamen kişisel tırtlığım yüzünden daha çok Küçük Emrah'ın kötü yola düşen ablasına benzedim.
Parti öncesi ablamın eşini ikna etmek baya bi zamanımızı aldı. "Kimse kurbanda bi angus kesip, gel bi t-bone ikram ediyim demiyor" diye sızlandı kendisi baya. Ablam ve Yavuzalp abim Corpse bride & Victor olmaya karar verdiler. O makyajla oraya kadar gitmeyiz dediler ve biz 30 dk Hesilerin otoparkında makyaj yaptık :) Sonrasını fotograflardan takip edin.
Ablam ve Eşiyle tanıştırayım sizi :)




Otoparkta Makyajımız bittikten sonra :)



Hesionka Death Master dev oragıyla halkı selamlıyor, hepinizle aşağıda görüşücez diyor.




Death Master'la anlaşmaya çalışıyorum, bi 30 yıl daha yaşıyım diyorum ama o da hızlı yaşa genç öl diyor, ne yapsam bilemedim :) Bu arada yine elimde Light bira var, Hesi hemen light biramı getirdi, canım benim <3>

Gece boyunca Wolverine benimle "kostüm partisine kostümsüz gelmiş" diye dalga geçti, kendisini enişteme havale ettim :)




ve karşınızda ben, Çakma Sally Olsen :)




Hemşiresi bol bir geceydi, ölüleri emanet ettik ama hayata döndüremediler.





Gecenin tüm ayrıntıları anlatılacak gibi değildi, dekorasyon ve yemekler harikaydı, herşey cadılar bayramına uygun yapılmıştı, hesionka tambi yetenek canavarı, şeker annesinin ve eşinin destekleri asla yadsınamaz tabiki. Benim favorilerim punch, nahcık parmakla beyin, patlıcanlı dürüm veee göz gibi eti puf <3




Loreathan'ın abisi Cem ve şeker eşi Pelin Punisher ve Ellen Drive olmuşlardı, ikisini de çok sevdik, süperler.



Veeeee en sevdiğim şeyyy, karaoke. Hesionka ile ergenliğimize döndük ve Zombie söyledik, geceye de gönderme yapmış olduk :)





Gecenin en begendiğim kostümleri magara adamı ve kadını Hande ve Ati oldular. Hatta üzerilerinden süper geyikler döndü. Takdire şayan bir başarıyla ödülü kaptılar, oysa ki ödül benim hakkımdı :)


Ben de teselli ödülü aldım ve ödüle bir kez dokunabildim. Bu arada utanarak söylüyorum ama hiç oy alamadım. Resmen halk bendeki ışığı kaçırdı. Bu beni çok hırslandırdı. seneye Bülent Ersoy gibi 10 kostümle gidip leblebi gibi ödülleri toplamazsam :)

Yüce Rabbim hiç bir şeyi karşılıksız bırakmıyor, kostümümle dalga geçip kalbimi kıran Wolverine'in parmaklarını kırdı çıtır çıtır :)


Veeee gecenin toplu fotografı, herkes, herşey süperdi, ev sahipleri muhteşemdi, ben bombastiktim, daha ne olsun peki? Eee şimdi seneye ne olayım ben?
Hesionka ve Loreathan'a ne kadar teşekkür etsem az sanırım, orada olmak çoook büyük keyifti, ve hafızamıza kazınan süper bi anıydı :)

P.S: diğer yazılanlar için :



21 Haziran 2010 Pazartesi

Cadde Üstü Buluşma


Bu postu çok yorgun olduğum için kalkıp almaya üşendiğim kumandanın açık bıraktığı Rober Hatemo eşliğinde yazıyorum. Akıl sağlığın an itibariyle hiç iyi değil.


Şimdi bize gelmişsiniz. Oturmuşuz ben size fotograf gösteriyormuşum gibi yapın.


İlk durak Cadde'deki NumNum, serinliği ve limonatası bizi bizden aldı.

Melabağğ Caanımm.

Kameralarla barışamayan Banyosuyu


Banyosuyu'na aylar önce aldığım ve ellerimle getirdiğim Zenit


Banyosuyunun Fotograf makinesi hazinesi

Nesterens 2010 KreasyonumLoreathan'a avatar çekme çalışmaları :)

Bursalardan gelen Kamileğğ Bağğyann

Hesionka ile yediğimiz, bitmeyince Loreathan'a pasladığımız misss gibi yemeğimiz

Caddede mekan arayışları

Eee alışveriş yapmadan olur mu?

Bu arada Hesionka ile lost kitty gibiyiz :)

Kompakt makinemin panoramik devinimleri

Banyosuyumla Panaromik devinirken

Tambi Hediye Canavarıyım o_O




Bu sene aldığım ilk doğumgünü hediyelerim, Banyosuyum
Kaset çılgınlığı devam ediyor, kaset kolyem ve tv yüzüğüm

17 Haziran 2010 Perşembe

Yeraltından Notlar

Tambi Pankartım

Kendimi business life'tan azat ettiğimden beri ipini koparmış dana gibi geziyorum. Gezimin yeni ayağı tabi ki de İstanbul. Twitter'daki gece gece Sabiha Gökçen'den ablama nasıl giderim? çağrıma sessiz kalmayan dünya şekeri Hesionka ve Loreathan çifti bana evlerinin kapısını açtı ve resmen "Babam ve Oğlum"daki gibi bana bir yatak verdiler.


Hesi ve beni düzgün çekmeye çalışan Loreathan

Beni havaalanında " G.A tambi uzun yol canavarı" pankartı ile karşıladılar, bense onlara camların ardından "Hello Kitty" dedim.

Loreathan fotografımı çekti ama o an kol çantam, fotograf çantam ve valizimle tambi Cevat Kelle olan ben makineyi çıkarıp onları fotograflamayı akıl edemedim.

Peace <3>

Sonrasında malikanelerinde şarap eşliğinde bayaaaa bir muhabbet ettik. Sabahında da Hesionka'nın işyerine gidip hep beraber kahvaltı ettik. Hesi ve Lore'ye İzmir'den boyoz getirmiştim. Ama sanırım Hesi'ye biraz ağır geldi boyoz. Zaten ben de hiç sevmem.

Banyosuyu'nun analog makinesiyle ayar yapmaya çalışırken

Sonrasında Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na olan İzmir-İstanbul yoluculuğumdan uzun süren yolculuk başladı. Eve geldiğimde resmen güneşli havada şişme montla gezen Umut Sarıkaya karakteri gibiydim.

Tüm yorgunluğa rağmen o kadar güzel bir gün geçirdim ki anlatamam. Tekrar tekrar Hesi ve Lore'ye teşekkür ediyorum, beni misafir ettikleri, süper muhabetleri ve çok şeker oldukları için. Ayrıca aşağıda gözüken bu cici clutchlar için Hesi'ye apayrı teşekkür ediyorum. Tambi çocuk gibi sevindim bunlara.



Pazar günü bir terslik yaşamazsak planımız Hesionka, Banyosuyu ve Norawashere ile buluşup İstanbul'da minik çaplı bir doğal afet yaratmak.


11 Şubat 2010 Perşembe

Faili Belli Kıyak

Bir dönem size Faili Meçhul Kıyaktan bahsetmiştim. Hani birine bir kıyak yapıyorsunuz ve kim oldugunuzu söylemiyorsunuz. Bu seferki ise faili belli bir kıyak. Blog aleminin yetenek timsali Hesionka, blogunu okuyanlara bir kıyak yapıyor ve el emeği göz nuru eserlerinden oluşan bir paketi hediye ediyor. Tek yapmanız gereken blogunu izlemeniz ve neden izlediğinize dair bir yorum yapmanız. Sonra da Hesi'nin bu kıyağını kendi blogunuzda aynen bu şekilde yayınlamanız.


Bu zamana kadar bir çorap bile kazanamayan ben kıyağına talibim Hesionka'nın. Bakalım sonunda kim bu cicilerin sahibi olacak.

*Shrek'teki kedi gibi ekrana bak*