Uzun zamandır mailler alıyorum, nerelerdesin, neden yazmıyorsun diye desem inanır mısınız? Bence inanırsınız. Ama sizi kandıramam canlarım. İnanın kimsenin şeyinde değilim. Ölsek haberiniz olmayacak. Buralar kurak teksas kasabasına dönmüş, ortalıkta çalıdan toplar dönüyor, kimse de kalkıp kalbim hep seni arıyor, neredesin sen? demiyor. Kalp kırılır aga.
Sanki arasan sorsan ne yapıyorsun diye, ne diyeceğim ki? Rutin hayat işte. Kitap okuyordum son hız. İlk defa bir Elif Şafak kitabı elimde sürükleniyor. Resmen hızımı kesti bu sefer. Normalde 2 günde soluksuz okudugum kadını "bitse de gitsek" diye okuyorum. Ama bir ergen serisi olan Açlık oyunları var ki ne desem boş. İlk iki kitabı öğrencilerim getirdi ve hemen okuyup bitirdim. Ama araya Elif Şafak girince hızım kesildi. Üçüncü kitap bekliyor ama Elif yüzünden okuyamıyorum.
Kitap yarım bırakmayı hiç sevmem ben genç. Tiyatro ya da sinemadan da yarıda çıkmam. Ne kadar sıkıcı olursa olsun. Emeğe saygı + rep.
Buralara sık gelenler benim William Faulkner'ın As I Lay Dying kitabını ne çok sevdiğimi bilir. James Franco ( canım ya) haklarını satın alıp filmini çekti ve hem oynayıp hem yönetti. Ama filmde o kadar ağır bir Amerikan köylüsü aksanı var ki 5 dakika anca dayanabildim. James'le bile gitmedi film. Ama kitabını okuyun.
Bornova Belediye Şehir Tiyatrosu Tom, Harry ve Dick diye bir komedi oynuyor. İzlemezsen üzülürsün. Tempolu ve eğlenceli bir oyun. Ayrıca İzmir Kukla Festivali de başladı. Bu arada bugün Forum Bornova'ya giderken sirk gördüm. Ve ben hayatımda hiç sirke gitmemiş biri olarak çok heyecanlandım. Sirk iyi bi'şey değil ama 1 kere gitsem bi'şey olmaz bence. Sonuçta merak ediyorum.
Saçma sapan giriş yapıp tiyatro, sinema, festival falan konuştum ya bir anda bir fular belirdi boynumda. O zaman saçma başlayan bu konuşmayı saçma bir şekilde sonlandırayım.

0 yorum:
Yorum Gönder