
T.S Eliot "
Waste Land" şiirine böyle başlıyor,
Nisan en acımasız aydır diyor, fırsatım olsa, yanıma oturtabilsem Eliot'ı, bir kahve ısmarlarım ve derim;
-
Bebeğim derdin ne senin nisan ayıyla? Haksızlık etmiyor musun bu
güzelim aya?
Dışarısı pırıl pırıl, ılık ve
hareketli. İzmir'in uzun
zamandır beklediği hava bu. Hepimizin üzerimizden ayı postlarını atıp insan kılığına girmemizi öğütleyen bir
hava bu. Mutluyum nedendir bilmem.
1 Nisan.
Bugün işe girmemin
1. yıldönümü. Hatta geçen yıl bu saatlerde etrafımı gözetleyip, dosyalarla boğuşuyordum. Şimdi ise yayılmış bu satırları yazıyorum.
Olmuşum ben : )
Bugün
2 fotografım ilk defa bir sergide yer alacak, belki onun içinde heyecanlıyım. Bence süper fotograflar değil ama idare eder tabi.
Bugün sevgilimin dönüşüne tamı tamına
45 gün kaldı. "
Yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz" dönemi başladı.
Ayrıca geçen cumartesiden beri tam
2.1 kilo vermişim, sevgilim gelene kadar daha
5 kilo vermem gerekiyor.
İçki içmiyorum artık, anladım ki kilonun tek sebebi
içki.Haydi bismillah.
Neden
mutluyum bilmiyorum diyorum ama baksanıza bir sürü sebebim varmış.
Keyfim fena gıcır bugün, Eliot hala nisanın zalim olduğunu
düşünüyor musun bebeğim?

Haa bu arada unutmuşum en önemli ayrıntıyı, buraya gitmemize de tam 60 gün var : )