pazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2010 Pazartesi

Bored to Death

Yağmurlu havaları hiç sevmediğimden bahsetmişmiydim size? Haftasonu İzmir yine ölümcül yağmurluydu. Daha doğrusu sürekli değişen hava durumu raporları bana cumartesi-pazar yağmur yağacak dedi, ben de tüm modumu ona göre ayarladım.


Cumartesi günü pek erken sayılmayacak bir saatte kalktım. Yatağımın dışında en fazla 1 saat geçirdim. Bünyeme biraz magazin ve kaşarlı tost zerk ettim. Peki size yalnız başıma kahvaltı etmekten nefret ettiğimi söylemişmiydim? Haftaiçi kahvaltı etmediğimden ki buarada kahvaltıdan kasıt 1500 çeşidin oldugu aile kahvaltısıdır, haftasonunu iple çekiyorum kahvaltı etmek için. Ama haftasonu evde benden başka kimse olmayınca benim hayalleriyle yanıp kavruldugum kahvaltı kaşarlı tost-sallama çaya dönüştü.

Tatsız tuzsuz kahvaltı ve magazin sonrası kendimi 1 saat önce ayrıldıgım hala sıcaklığını koruyan yatağıma attım. Bütün gün film izledim. Bir gece önceden tamamlayamadıgım It's complicated ile başladım, Gigantic ile devam ettim, The Private Lives of Pippa Lee ile vurdum kırbacı vurdum kırbacı.

Acıkınca yataktan kalkmaya üşenip aradım Burger King'i, yetişin dedim, çok açım. Eğer gelen adamın anahtarı olsaydı siparişi almak için bile yataktan çıkmazdım. Zeynep'e yedek anahtar yaptırırken bir tane de Burger King'e mi yaptırsam diye düşünmedim değil.

Yemek arası o kadar kısa sürdü ki sinemalarda verilen mola bile daha fazladır dedim içimden. Akşam Alsancak Second Cup'ta kahve keyfi, ölümüne yağmur. Evka 3 civarı bir yerde sucuk ekmek ve eve dönüş.

Sherlock Holmes evde beni bekliyordu. Geç kaldın dedi. Aslında erken geldim diye düşündüm ama bir şey demedim ona. Başladı anlatmaya, o anlattı ben dinledim. Sonra ben esnemeye başlayınca, neyse yarın devam ederiz dedi. Uyku gelmiş bedene ne mutlu kalkıp gidene diye geçirdim içimden.

Pazar kalktım. Kaşarlı tost için kaşarı ve tostu bir araya getirmeye karar vermişken, bir u dönüşü ile kaşarlı omlet yaptım. Bu ugurda sarfettiğim enerji beni benden aldı. Acaba küçükparktan kahvaltı sipariş edebilir miyim diye düşündüm. Oysaki hayalimde pazar günü Çiçekliköy'de ayı gibi köy kahvaltısı yapmak vardı. Hayalperestsin güzel hayaller peşinde, çok gençsin yanlış insanlar kalbinde diye mırıldanmaya başladım konunun hayal kısmından tutarak.

Sherlock Holmes işim var dinlemeye devam edecekmisin dedi, el mahkum dedim. Hayatımda ilk defa el mahkum dedim. El mahkum. Sherlock Holmes ne kadar Jack Sparrow'a benzemişsin diyecektim tuttum kendimi.


Sonra 10 dk sonra Tansaşın orda ol forum'a gidiyoruz dedi biri. 10 dk mı? 10 dk içinde yataktan kalkıp, Sherlock Holmes'u susturup, ne giyeceğimi düşünüp hatta giyinip, dişlerimi fırçalayıp, saçımı yapıp, makyajla insana benzeyip bir de tansaşın önüne çıkacaktım. 26 dk dese neyse ama 10 dk imkansızdı.

Forum'da yeni sezonun insanı cezbeden tarzı ve insanı sogutan fiyatları bizi karşıladı. Gezdik, dolaştık, dondurma yedik, yiyecek içecekle buraya giremezsiniz diyen kıza kıl olduk ve döndük Küçükparka.

Sonra Birazz'da 11e kadar vakit öldürdük. In cold blood hem de. Eve gidip Sherlock Holmes'un gönlünü almam gerekiyordu. Üçüncü kez adamı ekmiştim. Eve gittiğimde yüzüme bakmadı, g.tünü döndü yattı.

Oysa ben ona bir yağmur söylentisi bütün haftasonumu ergen depresyonuna boğdu diyecektim.




27 Nisan 2009 Pazartesi

Pazar Kekoları II

Efendim sanıyor musunuz ki pazar kekoları tırt bir organizasyondu. Tabi ki hayır. Pazar kekoları kuruldukları günden bugüne her pazar İzmir'in nadide köşelerinde eylemlerine devam etmekteler. Bu haftasonu Kitap Fuarındaydılar. Alt üst ettiler fuarı. Bendeniz 2 kitap aldım. Sonra çıktık, yine bendeniz aç olan midemi bir simitle tatmin ettim. Tam çıkışında bizi birbirinden tırt şarkılarıyla cezbeden lınaparkın büyülü havasına kaptırdık kendimizi. Anadolu çocuğu Özgür dışındaki 4 mal - bendeniz, tolga, ilknur, uğur- gittik adı power bilmemne olan abirşeye bindik. Ters döndük, havada 1.5 salto attık, çığlık çğlığa. Ohhh nası rahatladık diye indik aleten. Koşa koşa Kamikazeye gittik. Artiz gibi bir de en öne oturduk. Çocuklar gibi şendik hepimiz. Bilmeyenler için kamikaze denen alet aynen şöyle bir şey :

Gördünüz dimi yandakini. Bindik buna, en öndeyiz. Başladık hızlanmaya, bildiğiniz dudaklarım titriyor stresten. Ellerime dayanmaktan ellerim ağrıdı. Tolga bağırıyor neden sesin çıkmıyor diye, ağzımı açsam simitleri boşaltıcam, korkuyorum.

İndik kafamız nasıl güzel, lunapark kafası da başka oluyormuş. Böyle bir leylayız, ooohh dünya umrumuzda değil.

Sonrası ise malum, alsancak çimler, poi çevirmece. Özgür bu işte kendini geliştirmiş bir yağız deikenlı, bakalım mı? bence bakalım, hatta bakın: Önce sola, sonra sağa bakın ama.

Ben mi? Bende kaptım yeni bir hareket, evdeki uzun emo çoraplarımdan kendime poi yapıcam, akşamları gizli gizli odamda çalışacağım, büyük ihtimal kollarımı eritmekte faydalı olur.

Pazar Kekoları haftaya benim yokluğumdan mütevellit yasta olacak, ben mi? 1 Mayıs'ta Taksim'deyim, elimle zafer işareti yapıyor gibi gözükebilirim size ama ben 2 beden tişört arıyor olacağım, kameralara yakalanırsam yanlış anlamayın.

XoXo

Nuran Kız.




2 Mart 2009 Pazartesi

Pazar Kekosu Olmak.

Güneşi gören masum, haftaiçi yoğunlukla çalışan bizler attık kendimi çimlerin üzerine. Kadromuz sağ baştan şöyle ki:

Özgür : 21 yaşında, İnşaat Mühendisi olma hevesiyle Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş masum bir üniversite öğrencisi.
İlknur : Hayatının ilk çeyreğinde dahil olduğu iş yaşamının dengelerini alt üst ettiği bir Adanalı. " Çimler böyle kapışma görmedi"
Çağlar : Her gün milyonlarla oynayıp evde kuru ekmek soğan yiyen banka memuru ailesine dahil azimli genç.
Zeynep : Part-time Kardelen Ayşe, Full-time bayan takıntı. Günde 2 saat çalışarak bu hayat tutunmaya çalışan çakma entel kadın version
Gökşen : Zat-ı alim. Fotografçı olmak isteyen ama henüz başaramayan, full time turşu kuran- turşusu kurulan lidyalı.
Tolga : Domates hayatına girdiğinden beri " insan gelişimi iyiye gitmelidir" sözüne olan inancımı kaybettiren çakma entel erkek version

Gelelim grubun dünkü icraatlarına. Öncelikle fotograflarla belgeleyemediğimiz cumartesi gecesine dönelim. Grup + 3-5 kişiyle öncelikle Buddha barda tırt akustik müzik eşliğinde eğleniyormuş gibi yaptı. Eve gitmek isteyen İlknur ve Gökşen bir anda kendilerini Dungeon Bar'da buldular. 30 Saniye ve Şehrin Azizleri eşliğinde çılgınlar gibi eğlenen grup geceyi ayrı ayrı mekandan ayrılarak noktaladı.
Sabah 12.00 civarında Küçükpark'ta Üniversitelilerde buluşan grup gözleme, kumru, tost eşliğinde kahvaltılarını yapıp kendilerini kampüse attı.

"Let's get it started" diyerek fotoğraflama yoluyla günü belgeleme böylece başladı. Tüm bunlar olurken bir baktık grup 1 kişiyi uykuya feda etti.


-İlknur? İlknur?
- Uyumuşum

Pazar Kekoları "durmak yok yola devam" dediler ve bakınız çıkan malzemeye : )


Sıfır beden model furyasına "Sıfır Bedenler için Sanat" baskısına kapılan ben Kardelen Zeynep'le kendimi tatmin ettim. Model sıfır beden olunca hep dik kadraj kullanılabiliyor, model her kareye sığıyor. Ne dersen yapıyor, hopluyor, zıplıyor. Yağ oranı az olunca yorulmuyor da. Keyifli kareler çıkıyor ortaya. Örnekleri için bakınız:






Gelelim grubun cevval erkeklerine. Tolga'da ki bujilerin meme yapması durumundan bahsetmiştim zaten. Gün boyunca devam eden "çocukluğuna inmek lazım" modu hepimizi canımızdan bezdirdi. Çocukluğa inelim derken onu kastetmemiştik Tolga : )



Kim der solda gözüken zat bir firmada kalite müdür yardımcısı diye?





Genç ama aklını yitirmiş beylerimiz "Herosculuk" oynayarak, buldukları yerlerden hoplayıp zıplayarak günü tamamladılar, bakınız:





Herkesin burda ipliğini pazara çıkaran ben ne mi yaptım? Genelinde kamera arkasındaydım, bu kareleri topladım ve bir iki karede objektifin önündeydim, her zamanki gibi uslu, her zaman ki gibi akıllı : )

İnandınız mı? haha








Sonrasında ben yeni bir pazar gezmesine yelken açtım, en son kahramanlarımızı uçmaya çalışırken çimlerde bıraktım.

Haftaya pazar aynı saatte aynı yerde "Pazar Kekoları Vol.2" ile tekrar karşınızda olacak hamama gitmezlerse eğer : ) Giderlerse de hamamdan görüntü beklemeyin : )