Kadınların kuaförlerine bağlılıkları konusunda çok karikatür görmüşsünüzdür, skeç mkeç izlemişsinizdir. Kuaför denen duygusal yaratık başka bir kuaföre gidersen anlar ve trip atar. Sevgiliden beterdir. Seni kaybetmemek için bin takla atar, sarı sana gitmez diyenlerin aksine "tam süper olacak" diye sana gizliden gaffur kurları yapar. Uzatıyorum dediğin saçını kuşa çevirse de seni öyle bir pohpohlar ki bir daha ki aynayla karşılaşmana kadar "ben dönyanın en gözel garısıyam" diye gezersin.
Buraya kadar herşey normal değil mi? Hepinizin böyle bir kuaförü var değil mi? Tik.
Yaklaşık 5 senedir aynı kuaföre gidiyorum. 5 yıl boyunca saçımı 1 kere istediğim renk yaptı. O da ilk gidişimde. Bakır olsun dedim saçım, yavruağzı yaptı, katlı keselim dedim, düz kesti. Uzatıyorum dedim kuşa çevirdi. Düz fön istedim sünnet annesi yapıp çıkardı beni. Bir keresinde 6 saat dükkanında hapsetti. Defalarca saçımı boyadı. Yavruağzı-pembe-turuncu arasında bir renkle saldı beni sokaklara. Bir keresinde bölüm başkanımız Ayşe Hanım "çok vahşi olmuşsun" dedi. Gerçekten vahşiydim.
Tüm bunlara rağmen 5 yıldır ayak alışkanlığı ona gidiyorum. Evet mallığın, denyologun en büyük kısmı bende. Ama alışmış kudurmuşta beter, napiyim.
Geçenlerde fön çektirmeye gittim, kahkül kessene bana dedim. Şimdi kesemem Ahmet keser sonra dedi. Hadi dedim neyse.
Dün akşam gittim, saçlarım şekilsiz bi şekil verelim dedim, kalsın böyle dokunma dedi. Uçlarına balyaj yapalım dedim. Sonra yaparız dedi.
Yüzüne bir şey diyemedim. Ama olm mal mısın? Hangimiz müşteriyiz lan? Benim o dükkadan dönyanın en gözel garısı olarak çıkmam gerekmiyor mu? Korkuyorum yakında "bıyıkları almayalım uzasın" diceksin diye.
Ferdi,

Buraya kadar herşey normal değil mi? Hepinizin böyle bir kuaförü var değil mi? Tik.
Yaklaşık 5 senedir aynı kuaföre gidiyorum. 5 yıl boyunca saçımı 1 kere istediğim renk yaptı. O da ilk gidişimde. Bakır olsun dedim saçım, yavruağzı yaptı, katlı keselim dedim, düz kesti. Uzatıyorum dedim kuşa çevirdi. Düz fön istedim sünnet annesi yapıp çıkardı beni. Bir keresinde 6 saat dükkanında hapsetti. Defalarca saçımı boyadı. Yavruağzı-pembe-turuncu arasında bir renkle saldı beni sokaklara. Bir keresinde bölüm başkanımız Ayşe Hanım "çok vahşi olmuşsun" dedi. Gerçekten vahşiydim.
Tüm bunlara rağmen 5 yıldır ayak alışkanlığı ona gidiyorum. Evet mallığın, denyologun en büyük kısmı bende. Ama alışmış kudurmuşta beter, napiyim.
Geçenlerde fön çektirmeye gittim, kahkül kessene bana dedim. Şimdi kesemem Ahmet keser sonra dedi. Hadi dedim neyse.
Dün akşam gittim, saçlarım şekilsiz bi şekil verelim dedim, kalsın böyle dokunma dedi. Uçlarına balyaj yapalım dedim. Sonra yaparız dedi.
Yüzüne bir şey diyemedim. Ama olm mal mısın? Hangimiz müşteriyiz lan? Benim o dükkadan dönyanın en gözel garısı olarak çıkmam gerekmiyor mu? Korkuyorum yakında "bıyıkları almayalım uzasın" diceksin diye.
Ferdi,


