Saçlarıyla başı belada olan ve pazar gününü evde geçirmeye karar veren ben, dün kalkar kalkmaz saçıma bakım yağı sürdüm. Kahvaltı yapana kadar yağ saçımda durur, sonra duş alırım diye düşündüm. Ama İzmir Belediyesi benimle aynı şeyi düşünmemiş ki kahvaltıyı hazırlarken sular gitti.
İzmir'de yaşayan çoğu kişi gibi ben de bu kesintilere alışkınım. Yazın ortasında insanlar 3-4 gün susuz bırakabilen bir belediyeye sahibiz. İşin garibi bunu hiçbir bilgi vermeden yapabiliyorlar. Dün olaya bu kadar ümitsiz yaklaşmadım tabi. Gelir 1-2 saate dedim. Hava outdoor aktivitelere izin vermediği için akşamüstü annemlerle sinemaya gidecektik. O saate kadar 100 kere banyo yaparım diye düşünüp yaydıkça yaydım. Ama saatler geçtikçe kafam kaşınmaya, kafam kaşındıkça kıllanmaya başladım.
En sonunda 185 Alo Hemşehri Hattını aradım. Evet İzmir'de böyle bir hat var. Buyur Hemşehrim diye pos bıyıklı bir amca açıyor telefonu. En azından ben öyle olmasını umuyorum. Pos bıyıklı amca bana suların salı gününe kadar olmadıgını söyledi. Adamı pos bıyıklı haya etmesem telefonda WTF??? diyebilirdim. Kaldım mı kafada bakım yağıyla. Mazharı aradım hamam tasımı alıp size gelicem banyo yapmaya diye. Banyoyu geçtim saçımı bitlenmeden yıkasam o bile bana yeterdi. Mazhar 10 dk gevrek gevrek güldü.
Sonra başka bir arkadaşımı aradım, onun evi bize daha yakın diye. "Müsaitseniz size banyoya gelicem" gibi garip cümleler kurdum. Onlarda aynı dertten muzdarip, kutupta yaz gibi kalmışlar ortada.
İzmir'de yaşayan çoğu kişi gibi ben de bu kesintilere alışkınım. Yazın ortasında insanlar 3-4 gün susuz bırakabilen bir belediyeye sahibiz. İşin garibi bunu hiçbir bilgi vermeden yapabiliyorlar. Dün olaya bu kadar ümitsiz yaklaşmadım tabi. Gelir 1-2 saate dedim. Hava outdoor aktivitelere izin vermediği için akşamüstü annemlerle sinemaya gidecektik. O saate kadar 100 kere banyo yaparım diye düşünüp yaydıkça yaydım. Ama saatler geçtikçe kafam kaşınmaya, kafam kaşındıkça kıllanmaya başladım.
En sonunda 185 Alo Hemşehri Hattını aradım. Evet İzmir'de böyle bir hat var. Buyur Hemşehrim diye pos bıyıklı bir amca açıyor telefonu. En azından ben öyle olmasını umuyorum. Pos bıyıklı amca bana suların salı gününe kadar olmadıgını söyledi. Adamı pos bıyıklı haya etmesem telefonda WTF??? diyebilirdim. Kaldım mı kafada bakım yağıyla. Mazharı aradım hamam tasımı alıp size gelicem banyo yapmaya diye. Banyoyu geçtim saçımı bitlenmeden yıkasam o bile bana yeterdi. Mazhar 10 dk gevrek gevrek güldü.
Sonra başka bir arkadaşımı aradım, onun evi bize daha yakın diye. "Müsaitseniz size banyoya gelicem" gibi garip cümleler kurdum. Onlarda aynı dertten muzdarip, kutupta yaz gibi kalmışlar ortada.
Son çare olarak, evde hangi yüzyılda doldurulup balkona kondugu belli olmayan damacanadaki suyla saçımı yıkadık. Neyseki bakım yağı işe yaradı, saçlarım bukle bukle, hem de yumuşacık.
Neyse bu yazı aslında eğlenceli bir yazı değil. Olmaması gerekiyor en azından. Resmen 90'ların Levent Kırca'sı gibi kaldım yağlı saçımla ortada. Skiii Skiiii banyoda köpüklü kaldım gel kurtar beni gibi gereksiz espriler yaptım.
Yıl 2010. Havada uçan arabalar, ışınlama yok ama su kesintisi var. Hem de 1-2 saat değil, bildiğiniz 3 gün. İsyanım yaradana değil bizzat belediyeye.

