true blood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
true blood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2009 Pazartesi

Taze Kan Aranıyor İşte Karambol.

1 haftadır çılgınlar gibi True Blood izliyorum. Vampirlerin topluma karıştığı, True Blood denen sentetik kanla beslenebildiği, hakları, temsilcileri olduğu bir dizi. Alt metninde Amerikan idiot'larının, siyahların, kilisenin, kadınların, erkeklerin eleştirildiği, ince ince dokundurulduğu bir dizi. Üst metinde ise sadece bir vampir dizisi. Başrollerinde Anna Paquin ( sözlükte baktım bu kadını herkes beğeniyor, bence tam embesil) Alexander Skarsgard <3( Bu ismi aklınızda tutun) ve Stephen Moyer var. Hiçbirini daha önce duymamıştım şahsen. Dizi Sookie Stackhouse diye bir kitaptan uyarlama-ymış-.



Sookie Stackhouse bu yukarıdaki şahsiyet, insanların düşüncelerini okuyabilen, bir vampirle çıkıp adama " bu bizim ilk barışma seksimiz" diyebilen tambi denyo kendisi. Gıcık bir pozitifliği var. Ayrıca dişleri ayrık ve çirkin. Sevmiyorum Sookie seni, kötü bir vampri kanını son damlasına kadar içse, afiyet olsun der geçerim.



Bu yakışıklı abimiz William Compton, ama biz ona kısaca Bill diyoruz. Sookie'ye aşık, insan gibi vampir olmaya çalışan, asimileye hazır, kendi halinde, true blood içip evinde takılmayı seven bir vampir. Yaklaşık 140 yaşında. İşi gücü Sookie embesilinin poposunu toplamak. Çok karizmatik ve iyimser bir vampir. Bugün gelsin istesin babamdan vampir falan demez damat diye kabul ederiz. Bizden biri gibi.




Stackhouse ailesinin diğer embesili Tambi troublemaker. Bu güzelim vampirleri sevmiyor, sürekli başına bela açıyor. Bizde kendisini ve kız kardeşini sevmiyoruz, go hell, yeah diyoruz.




Ve gelelim 5. bölge şerifi Vampir Eric'e. Bebeğim oldu daha ilk günden. 1976 model İsveç malı kendisi. İsmini bile duymadığım bir yığın filmde oynamış, filmlerini indirme listesine aldım. Eğer vampirler bu adam gibiyse kanımı memnuniyetle süzebilirler. Çok cool kendisi, arada bir İsveççe konusuyor, senin ağzını yerim ben diyesi geliyor insanın. Lady Gaga'da bu güzeliğin farkına varmış ve Alexander'ı "Papparazzi" klibinde oynatmış, bebeğim benim.





Alexander acaba yeni filmim " Alexander'la tabutta röveşata"da oynar mı? Ha Alex?

4 Eylül 2009 Cuma

Yedek Kulübesinden Jübile Olmak

Futbol yaşamını yedek kulübesinde geçiren ve jübilesini de tırt pasta ve gazozla orada yapan tipler gibi hissediyorum şu an. Halkla İlişkiler sektörü yumurtlayan tavuğu kaçırdı an itibariyle. ( Ne yumurtluyorsam) Bedava yiyecekleri turşulardan, soslardan oldu 90 teyzeleri.

Bölüme 5 kişi alıp beni 7. yedek yapmaları nasıl bir absürdlüktür. O 5 kişi kayıt yaptırmayacakta, yedeklerden de 2 kişi gelmeyecek ve ben bölüme kayıt yaptıracağım. Ölme eşeğim ölme. Bence ilk 5 dışında kalan tüm adayları yedek yaptılar. Kalbimiz kırılmasın diye. Hani yeni kardeşiniz olur da kıskanmayın diye size de tırt hediyelerden alırlar ya, aynı durum.

Çokta fifi demek istiyorum ( bir damla yaş gözden süzülür:).

Neyse dünden beri sevdiceği -acaba sana ne aldım? diye tribe sokuyorum. Arada unutuyor, veriyorum fitili bende. Çok eğlenceli.

True Blood 1. sezonu bitirdim. I'm fall in love with a wampire. Tanıştırayım bu Eric, gerçek ismi Alexander Skarsgaard. Alex, insanmısın lan sen? Kendimi odasına Teoman posteri asan ergen gibi hissediyorum. Eve gidip biraz Eric'i düşüneyim yatağımda yüz üstü yatarak. Sonra da arkadaşlarımı arayıp onlara biraz Eric'ten bahsederim.

Evde bildiğiniz "ben vampir oldum" diye tribe giriyorum. Kendime gidip o plastik kanser yaptığı söylenen vampir dişlerinden alıcam. Sonra da Eric'e bir mektup yazayım, vampir dişli fotografımı da arasına koyarım.

Sevdiceğim bil bakalım sana ne aldım??

Bu kadar alakasız bir blog yazdığım için kendimi tebrik ediyorum, cidden bujilerim meme yapmış, nerde benim zımparam?