29 Haziran 2009 Pazartesi

Bir Avuç Fındık İyi Gelir

Anket Kapandı.

Sonuç: 18 oyla Fındık.

Manası yeni yaşım bol enerjili geçecek. Üzerine abuk espriler yapmak isteyenler olabilir. Onları şimdiden uyarayım diyorum. Bir avuç fındık bende Temel Reis'in ıspanağı ile aynı etkiyi yapabilir. Laf aramızda aşurede en çok fındığı severim, ama bütün olacak, yoksa sevmem.

1 yıl daha gitti, ne mi oldu? "Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir" lafını doğrular gibi değişiyorum. Bazı huylarım gittikçe sivrileşirken bazı huylarım gün geçtikçe törpüleniyor. Yeni huylar edinmeyi de ihmal etmiyorum, az biraz titiz bir insan oldum, titizde değil de takıntılı diyelim. "Ben" merkezim gittikçe benle dolup taşıyor, iyi mi kötü mü sezemiyorum şu an. 24 yaşındayım ama hala "kadın-erkek" konusunda oltaya gelip tartışabiliyorum. 2009'un bu huyumu yok etmesini istiyorum, nolur ya?

Hala para biriktiremiyorum, hatta ay sonunu zor getiriyorum. Bu kısmında da desteğe ihtiyacım var sanırım. Kilo konusunda hala takıntılıyım, bunu da aşmam gerekiyor sanırım. Kilomun farkındayım, biri özellikle yet bir şey dediğinde çıldırıyorum resmen. Bunu da artık es geçmem lazım. Elimizdeki mal bu ne yapalım?

İnsanları daha zor affedebiliyorum artık. Yapılanları unutamıyorum nedense. Bu da kötü bir huy aslında, bununda törpülenmesi lazım.

En önemlisi Yet'e çok çabuk parlıyorum, bunu yok etmem lazım, acilen. yazık günah dimi?

Daha fazla film izlemeliyim, daha çok kitap okumalıyım. Almancayı halletmeliyim bu sene bir an önce. Bedensel değil kişisel gelişime önem vermeliyim : )

Şebnem Ferah tribine girip hayatıma giren herkese daha çok teşekkür etmeliyim, analizlerimi yıllık değil en azından 3 aylık yapmalıyım.

Son olarak ve en önemlisi; Mazhar'a bir kız bulmalıyım. Eli yüzü düzgün, helal süt emmiş, Mazhar'a katlanabilecek bir kız. Off işim çok.

Bu seneki 1 avuç fındık bana iyi geldi, isteyen olursa bir avuçta size verebilirim.

Öperim tontiş.

25 Haziran 2009 Perşembe

Go Nuran, It's Your Birthday


Gümüş yaşıma 1 yıl kaldı. Hala dipçik gibiyim. Bugün benim doğum günüm, herkes benimle ilgilenmeli, beni şımartmalı, hediyeler, sürprizler, aman da aman. Ha benim koçlarıma.


Mazhar bana ne aldı, acaba ne aldı?

23 Haziran 2009 Salı

Hayat Bana Güzel


Her güzel şey gibi tatilimde bitti, oysaki ona ulaşabilmek için 1 yıl çalışmıştım, ne emek vermiştim. 1 hafta su gibi aktı geçti. Ruhumu, bedenimi temizleyipte geçti ama.
Ölüdeniz'de sakinliğin, dinginliğin ortasındaydık. Ben ve Yet. Ama bitti işte. Geride avunmamı sağlayan Tyra Banks'ten 2 ton açık bronz tenim kaldı.
Ama çokta mutsuz değilim. Doğum günüm geliyor, nasıl saydık geriye değil mi? Aşureyi pişirip sizlere dağıtacağım gün geliyor. Oylama devam ediyor, kim ne istiyor aşurede diye.
Ne zamandır elimde sürüklenen, bir türlü bitmeyen "Pinhan" bitti sonunda, hemde tek bir nefeste. Elif Şafak'ın kalemine olan hayranlığım gittikçe artıyor. Ne okumalı peki şimdi? Aşk mı Bit Palas mı?

Tatilim 2. günü kitabım bitti, yanımda kitap götürmediğim için çarşıda kitapçı aradık, adamın birine " buralarda kitapçı var mı" diye sorma gafletinde bulunduk. Cevap "Kitapçı? Kitap satılan yer mi? oldu. Ha benim koçuma maşallah deyip arkamıza bakmadan koşarak uzaklaştık. Bende Yet'in kitabını çaldım, Boleyn kızına başladım. Aşk, entrika, ihanet ne ararsan var, pembe dizi gibi. Genç kız kitabı resmen. Yet 200 sayfam kaldı naberrr?

Pazar günü Swiss Otelde bir düğüne davetliydik, yemekli düğün. Di,zi dizi çatal bıçakları görünce insan Yemekteyiz gerginliğine giriyor, nerden başlanıyordu kullanmaya? Keşke netten baksaydık diye içimden geçirmedim değil.

Cuma akşamı Birazz'da doğum günümü kutluyorum, tüm sevdiklerimle. En çok merak ettiğim Mazhar Bana ne alacak? Bu seneki tüm baskı onun üzerinde. Beni 1 kg baklava almakla tehdit ediyor. Benim 10 yıllık baklava tüketimimi toplasan 1 kg etmez, rezi rüsva ederim Mazhar seni. Kopya da yok sana, bakalım ne alacaksın bana : )

Kilo vermişim tatile rağmen, 500 gr çok bir şey değil ama olsun. Tatilde çünkü makarnalar, hamburgerler, cidden yedim.

Şu kitabı bitirip hemen filmini izlemek istiyorum, Natalie Portman bence Anne rolünde olmamıştır diye düşünüyorum ve benim kalbimin Henry'si Jonathan Rhys Meyers'tır. Eric Bana da neymiş.

Bu şarkı da benden size tatil hediyesi.




11 Haziran 2009 Perşembe

Şaka Gibi.

Her sene Akçay'da yapılan ve ilk sene işim gücüm olmadığı için gidebildiğim, sonraki senelerde bana hayal olan Zeytinli Rock Fest bu sene burnumuzun dibine kadar gelmiş. Festival Foça'da İngiliz burnunda yapılacak bu sene.

Ama asıl beni heyecanlandıran kısmı bu seneki headliner'ında Epica gibi bir grubun olması.

Önce sallıyorlardır dedim, Epica'nın resmi sitesinden hemen kontrol ettim. Foça'daki festivali duyurmuşlar. Ama işin kötü tarafı 13.08.2009 olarak geçiyor konser, bu ne demek?
Epica gibi bir grubu perşembe günü sahneye cıkaracakları.
Çalışıyoruz biz ya? Zeytinli bir türlü şu festival olayını oturtamadı. Ama çabalarından dolayı da tebrik etmiyor değilim. Neyse beni bağlamıyor, isterse pazartesi öğlen 2'de sahneye çıksınlar, ben giderim. Rock The Nations'a geldiklerinde gidememiştim, kahrolmuştum. Ayağıma geldi adamlar.


Bu sene İzmir ne metalci yaptı be?

Gathering'de gelsin dinimiz amin.

4 Haziran 2009 Perşembe

Where Is Arap Kızı Looking At?

İzmir bugün yağmurlu gibi, değil gibi de. " Havasına kızına" demişler ya aynen öyle. Aslında böyle dememişler ama bence böylesi en doğrusu. Bir yerlere bakan Arap kızı da ben oluyorum. Bronz tenimden mütevellit. Haftasonu ayağımı denize soktum. Baktım ayağım memnun bu durumdan atladım suya bende.
Yaşım geçiyor sanırım sessiz sakin tatiller hayal ediyorum. "Silkelen ve kendine gel" diye telkin ediyorum kendimi.

"I'm too old for this stuff"

Dün akşam "How I met your mother"ın 2 kere izlediğim bölümü bu konuyla ilgiliydi. Bu tarz şeyler için çok yaşlı olmak.


Neden mi 2 kere izledim? Dışarı çıkmadan önce yapacak daha iyi işim yoktu izledim, dışardan gelince uykum yoktu tekrarını izledim. İzlemekte değil kilitlendim sadece.

Mary Lousie Parker Weeds'in son bölümünde göğüslerini gösteren küvet sahnesinden pişman olduğunu söylemiş. Öncelikle Weeds zaten cinsel içeriği bol olan bir dizi, zaten göğüslerini bu kadar açık olmasa da daha önce görmüştük, ee neyin pişmanlığı bu? Ya da seyirciye sor bakalım onlar pişman mı?

I become fan of Genç Kız Günlüğü Yazanlar. Aynen öyle yazıyorum. Varsa öyle genç kız günlüğü yazanlarınız izleyeyim bende.

İtiraf.com'u okudukça insanımızdan nefret ediyorum, hem aldatıyorlar hem de süper komik bir olaymış gibi anlatıyorlar, allah cezanızı versin, mümkünse kopsun hepinizinki.

Herşeyden sıkıldığınız zamanlar olur ya, herşeyden sıkıldığım bir an bu an.

Sevdicek poi yapıyor bana, kendine de projeksiyon aleti. Yetenek maşallah.

Amerikalı bir arkadaşımıza evlilik üzerine dönen bir geyiğin üzerine "Family Guy" demem ve onun "İnşallah" demesi.

Amerikalıya öğretilenlerin Türk mantığını tamamen yansıtan küfür ve gereksiz lafların olması " Abow, oha, çakkaaal, naber kanka vb."

Bizim öğrettiğimiğzin ise "Türk Erkekleri çok Rererö" olması.

Çocuğun bizden nefret etmeyip hala bizimle birlikte olması.

Öğrendiği en gerekli kelimeleri İtalyan kızların öğretmesi.

Çelişkiler dünyası.

Doğum günüme kalan 21 gün ve Mazhar'ın sır gibi sakladığı hediyem. Mazhar olm ne aldın bana?

29 Mayıs 2009 Cuma

Her Aksanda Hemde!

3 haftadır adamların keyfini bekliyorum, bu kadar olmaz. Sinirden delirmek üzereyim. Yapılacak şey basit.


British Accent : Fök yü
Norwegian Accent : Fak yu

İsmail YK'dan geliyor " Allah Belanı Versin"

26 Mayıs 2009 Salı

My Mother is a Fish

- Faulkner'ın As I Lay Dying ( Döşeğimde Ölürken) kitabının en kısa ve en çarpıcı sözüdür " My mother is a fish. Alakaya maydanozun da daniskasıdır. Maydanoz için TDK'ya baktım, karıştırdım bir an maydanoz mu? maydonoz mu?
- Ellerime her krem sürdüğümde tuvaletim geliyor, gidip elimi yıkıyorum gene krem sürüyorum. Bu kısır dömgü kesinlikle cebime zararlı.
- Öğrenciyken hayvanlar gibi uyurduk ya, aynen 3-4 gündür hayvanlar gibi uyuyorum. Öğrenci gibiyim. Bir deyim vardı hani ya da söylem, minare-dünya ikilisiyle alakalı, sürekli aklımda.
- Belim ağrıyor sürekli, yataktan mı yoksa go cart kazasından mı bilemiyorum. Aman doktor canım doktor.
- Aroma getirtmeye çalışıyorum çeşitli yerlerden, bildiğiniz kurudum kaldım. Minare-Dünya diyen 4-5 aromacı arasında kaldım, biri de İngiliz. Bir Türk, bir İngiliz, bir Fin ( ya da Finlandiyalı), bir Norveçliyiz, fıkra gibi. Ama ben Fransız asıllı Türk'ü canlandırıyorum.
- Cuma gecesi Boombox'ta farklı dekolteleriyle huzurlara çıkan bir grup keşfettik. "Sanat Saplar için" sloganı, that's the way aha.
- Hala denize ayağımı sokamadım, bu sene işler kesat, sayın eldemmi'nin yazlığı da aldım listeye.
- Ben mekan sahibi olsam at hırsızı gibi garsonları hayatta mekanımda çalıştırmam. Müşteri korkar be kim bilir kaç leşi vardır.
- Doğum günüme 1 ay kaldı, hiç heyecanlı değilim. Çok şey ummuyorum, tek merak ettiğim mazhar bana ne alacak?
- Elimdeki kitabı bitirmem lazım artık. Birikme yapmayalım.
- Facebookta herkesin aynı videoyu 3595763446185 kere paylaşmasından sıkıldım, yok mu bunun bir çözümü?
- Tüm gece rüyamda ağladım, babamı gördüm, ölmüştü ve ben yüzünü görmeden gömmüşlerdi, aklıma geldikçe ağladım rüyamda.
- Her gün manyak gibi altının durumunu kontrol ediyorum, az kaldı, kazanacağım yakında.
- Kulaklıklarım kayıp, kim aldıysa çıksın ortaya. Unutkanlık son seviye.
- Poi alıp tatilde çeviririm dedim sevdiceğe " bir sen eksiktin zaten" dedi, haklı çocuk. Ama olsun gene de çevireceğim ben.
- Tatil demişken haziran 2. haftasına kaldı, iyi de oldu.
- Neyse bebeğim öperim hepinizi,

XoXo

Narin kız.