Şu hayatta aramın iyi olmadığı sebze, meyve yoktur. Hem yemeyi severim hem dokunmayı. Dokunmak deyince tabi ki - deli misin? diye soranlarınız oluyordur. Galiba öyleyim bilemiyorum. Şu soğandan çektiğimi başka hiçbirşeyden çekmedim. Dokunamıyorum yaratığa.

Öyle olunca da en sevdiğim şey olan yemek yapmak benim için bir işkenceye dönüşüyor. 3 yıl erkek kardeşimle yaşayınca evdeki tüm yemek sorumluluğu bana kalmıştı. Ama ben soğana dokunamıyordum. Annemde rondodan geçirip soğanları buzlukta şoklayıp bana veriyordu, neredeyse 1-2 ay rahat ediyordum. Sonra kardeşim gitti ev arkadaşım geldi. Genelde yemeği o yapmaya başladı ben çalıştığım için. Ama o da işe girince yemek yapma işlemi ortaklaşa bir eylem oldu. Ama ben soğana dokunamadığım ve ilknur benden sonra eve geldiği için genelde evde yemek yapmamayı, yada ilknuru beklemeyi tercih ettim ta ki 2 gün öncesine kadar.
Canım yemek yapmak istiyor çünkü öğlen dışarda ye akşam dışarda ye sıkılıyor insan. Ama soğan işi beni uzaklaştırıyor. Bende gittim bir süpermarkete, dedim kesin bunun bir çaresi vardır, aldım hazır doğranmış soğanı, yaptım süper bir taze fasulye.
Artık bu dünya da bana darlık yok kardeşim, her akşam yaparım yemeğimi bakarım keyfime. Bu yazının ana fikri ne akılsız başın cezasını ayaklar çeker, şair soğana seslenir, bu aşk burada biter ve ben çekip giderim.
P.S: Fotoğraf tam rüyalarımdaki soğana benziyor, ıyyyk.

Öyle olunca da en sevdiğim şey olan yemek yapmak benim için bir işkenceye dönüşüyor. 3 yıl erkek kardeşimle yaşayınca evdeki tüm yemek sorumluluğu bana kalmıştı. Ama ben soğana dokunamıyordum. Annemde rondodan geçirip soğanları buzlukta şoklayıp bana veriyordu, neredeyse 1-2 ay rahat ediyordum. Sonra kardeşim gitti ev arkadaşım geldi. Genelde yemeği o yapmaya başladı ben çalıştığım için. Ama o da işe girince yemek yapma işlemi ortaklaşa bir eylem oldu. Ama ben soğana dokunamadığım ve ilknur benden sonra eve geldiği için genelde evde yemek yapmamayı, yada ilknuru beklemeyi tercih ettim ta ki 2 gün öncesine kadar.
Canım yemek yapmak istiyor çünkü öğlen dışarda ye akşam dışarda ye sıkılıyor insan. Ama soğan işi beni uzaklaştırıyor. Bende gittim bir süpermarkete, dedim kesin bunun bir çaresi vardır, aldım hazır doğranmış soğanı, yaptım süper bir taze fasulye.
Artık bu dünya da bana darlık yok kardeşim, her akşam yaparım yemeğimi bakarım keyfime. Bu yazının ana fikri ne akılsız başın cezasını ayaklar çeker, şair soğana seslenir, bu aşk burada biter ve ben çekip giderim.
P.S: Fotoğraf tam rüyalarımdaki soğana benziyor, ıyyyk.

6 yorum:
hazır doğranmış soğan mı? :S hayatımda öyle bişey görmedim markette yahu.varoşta mı yaşıyorum acaba diye şüpheye düştüm :/
market ismini msnden veririm, cidden var.
Hazır doğranmış soğan yeni mi çıktı? Soğan sarımsak tozları gördüm de doğranmışını görmemiştim. Demek onu da çıkardılar.
Soğanın nesine dokunamıytorsun ya? Bu benim şeftaliyi tutarken tüylerimin ürpermesi gibi bişey heralde.
soyamıyorum doğrayamıyorum en sevdiğim soğan kabuğundaki soğan : )
hazır doğranmış soğan mı, o da nererörerö, herkes aynı şeyi sormuş ama ben de ilk defa duydum...
kokusunu, tadı sevmeseydin bişi demezdim ama dokunuşu ne yaa, askerde soğan doğratıyorlardır Yetkin'e, kabuslarına girsin bu görüntü...
- İZMİRLİİ!!
- buyrun komutanım! (herşekilde cool)
- yürü la mutfağa, soğan doğra, artis seni!
- emredersiniz komutanım! (soğuk bir bakış ile uygun adım mutfağa dalıp gözden kaybolur)
Bende hiç duymamıştım ama araştırmacı kişiliğim sayesinde buldum, benim sevgilim bilgisayarcı doğramaz soğan : )
Yorum Gönder