6 Ekim 2009 Salı

The Past Will Catch You Up As You Run Faster

yıl 2005. Ege Üniversitesi'nde Yeni Türkü Konseri. Sınıf arkadaşım ve ben şenlik alanına gidiyoruz. Bir telefon geliyor. Kuzeni. "Bekleyin bizi de geliyoruz". Edebiyatın önünde. Tamam bekleyelim. Bekliyoruz. 10 dk... 20 dk... 45 dk... 1 saat... Sinir katsayımdaki artış. Kuzendeki hala "geliyoruz" rahatlığı. 1 buçuk saat. Geliyorlar, hala! Otobüsten indikleri yerden olduğumuz yere sürünerek gelmeye çalışsan 15 dk anca sürer. Ama kuzen ve arkadaşları o yolu tam 1 saat 45 dk'da geliyorlar. Hepsini tüm gıcıklığımla selamlıyorum. Tanışma faslı.
Aydın, Gökhun, Ferhat, Nur. Dahası var mı hatırlamıyorum.
Konser eğlenceli geçiyor. Ertesi gün aynı ekipten sadece Gökhun, Aydın ve Nur geliyor. Amatör grupların konser verdiği alandayız. Kaykaycılar var. Gökhun ve ben çıkmaya başlıyoruz.

O gece Gökhun, ben, Nur ve bir kaç kişi daha Bornova'dan Buca'ya gitmeye çabalıyoruz. Konak'ta 1 saat otobüs bekliyoruz. Kendimi yeni bir arkadaş ortamında buluyorum. Haydar, Soner, Serdar ( Yanlış Hatırlamıyorsam), Gülden ya da ona benzer isimli bir kız daha. İnanılmaz eğlenceli tipler. 2005'ten beri bir çoğunu bir daha hiç görmedim. Nur, Ferhat, Serdar ve Gülden gibi isimli kız.
Diğerlerinden Haydar'la mütamadiyen görüşüyoruz. Soner'i de görüyorum sık sık.

Neden mi anlattım bunu? Dün çok garip bir şekilde Nur ile karşılaştım. Hesionka'nın blogunu okurken tanıdık bir yüz dikkatimi çekti. Evet 2005 yılında bizi 1 saat 45 dk bekleten grubun bir üyesi de oydu. Ben onu çok uzaklara gitti sanıyordum ama kendi dediği gibi de Norawashere :)


Dün Nur'la kısa da olsa o günlerden, o insanlardan konuştuk. Sanırım konuştuğumuzu hisseden birinden telefon aldık akşam. Haydar'la otururken bizi bekleten kuzen aradı Haydar'ı. Telefonu ben açtım. Aynı ipuçlarını verdim Aydın'a beni tanıyacak mı diye :) Taaaa Ağrı'daymış. Evlenmiş ve en bomba haberde aileyi üçlüyorlarmış.

Haydar'la birbirimize baktık. Sadece baktık. 2005 yılında bu insanları beklerken hiç bunları düşünmemiştim. Sadece hepsine kızmıştım bizi beklettiler diye. Günün birinde hop diye bir yerlerden değişik haberlerle karşıma çıkacakları aklıma bile gelmezdi.

Hayat ne garip, beklemeler, evlilikler, tesadüfler ve bebekler :))


4 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

Tatli romantik komedi senaryolari gibi olmus :)

noraashira dedi ki...

Eliza'cım sorma valla :)

Allegra'nde dedi ki...

ikinizin de nora olmasını nasıl açıklayacaksın pekiğ? :))

noraashira dedi ki...

Allegra'nde ben başına öz hakiki eklicem :)o da tamamen tesadüf :))