Cuma günü öğretmenlik yaptığım anaokullarından birinin yıl sonu gösterisi vardı. Sunucu olarak da muhteşem diksiyonum ve ingilizcemden dolayı beni seçtiler. Gösterinin başlamasına yakın "çocuk olmak var" cümlesini sürekli tekrar eder oldum. Dünya umurlarında değil, ne heyecan ne stres.
Minnoş Balerinler :)
Çocuk denen varlığın dikkati en fazla 10 dk toparlanabiliyor, sonra ya sıkılıyor ya da başka şeylerle uğraşmak istiyor. Bale ve Halk Oyunları öğretmenleri bir nebze kanser oldular çocuklar yüzünden. Bu iki öğretmene bakarken kendi öğretmenliğimi de sorguladım. Mesela ben çocuklara en fazla " onu yaparsan küserim ama" diyorum. Küsmek bazen işe yarıyor, yani 2 dk küsüyorum, üzülüyorlar, ama küsüp dersi bitiriyorsam kapıdan çıkmadan unutuyorlar. Yani demek istediğim otorite konusunda pek iyi değilim. Ama diğer öğretmenlere göre beni daha çok sevdiklerini biliyorum.
Kendim de gayet geniş bir insan oldugumdan otoriter olsam ne olmasam ne diyorum, yeter ki beni sevsinler.
Neyse gösteri öğretmenlerin desteğiyle başarılı bir şekilde bitti. Ben de bir iki takılma dışında gayet iyi sundum. Sonra çocuklar velilere teslim edildi. Kulisten elinde lolipoplu 70 çocuk çıktı. Lolipopla bir çocuga herşey yaptırılabilir unutmayın :)
Küçük 5 yaş dans ederken kızlardan birinin büstiyeri göbeğine inmiş, üstsüz dans ediyordu, çok komikti. Ama onun umrunda değildi tabi :)
Bu hafta 6 yaşları mezun ediyoruz, kep atacaklar :) Gözlerimden bir damla yaş süzülebilir, emin değilim :)
Anaokulundaki yavrularımdan bu kadar bahsediyorum, çocugum olursa buraya kaka örneklerini bile koyarım, kendim de o potansiyeli görüyorum :)

