Yıllarca "neden benim arkadaşlarım evlenmiyor lan" diye isyan ettim. İsyanımı duyan yüce rabbim bu sene beni sünnet annesi saçı ve sim içinde bıraktı. Bu kadar abarttığıma bakmayın daha 2 düğüne iştirak ettim, 3.süne de bu hafta sonu katılacağım. Ama bu kadarı bana yetti de arrtı bile. Eğer geçen sene bir kaç düğüne katılsaydım evlenmekten soğuabilirdim. Şimdi böyle söyleyince sanki geçen yıl evlenmişim gibi oldu ama yok evlenmedim. Daha bir süre de evlenmeye niyetim yok. O konu biraz uzun, neyse.
Düğünlere gidip kendi çapımda gözlemler yapıyorum, ileride evlenirsem işime yarar diye. İstedim ki bana gelen size gelsin, gözlemlerimi paylaşayım. Belki biri çıkar der ki "yazdıkların sayesinde mükemmel bir düğün oldu, ay lav yu nuran".
1. Gelinler; normalde dünya çirkini olsanız da o beyaz gelinlikle cidden güzel gözüküyorsunuz ama gereksiz kaprislerinizle de dünyanın en itici insanına dönüşüyorsunuz. Eminim ki düğüne gelen yakınlarınız sizi boğmak istiyordur.
2. Çiftler; düğünden önce 2 shot tekila ya da bir doz pasiflora alın. Gerginliğin lüzumu yok. O gün dünyaya meteor çarpmadığı sürece düğünü bozacak bir şey göremiyorum. Yok gelin çiçeğim, yok saçım, yok makyayım, yok organizasyon... Yemişim deyip geçin.
3. Mümkünse düğünden 1 gün önce bir ilk dans provası yapın, çünkü çok komik gözüküyorsunuz. Hele erkekler odundan yontma kalastan bozma gibisiniz.
4. Yemekli düğün yapmayın, içkili olsun ama yemekli olmasın. Yazık günah o iğrenç yemeklere o kadar para veriyorsunuz. Yemek parasını içkiye aktarın. "Bakiyeniz yetersizdir" diyen kentkart ablası gibi "içki limitiniz doldu" demesin garsonlar.

5. Nolur şu davul zurnaya bir son verin. 2011 yılındayız, 3g ile resmen Dünya'nın bir ucuna bağlanıyoruz ama düğünlerde hala yanık zurna sesi var. Gözünüzü seveyim yapmayın. ( eminim annemde davul zurna isteyecek benim düğünümde, fuck)
6. Çiftin arkadaşları ve akrabaları ; gelin ve damada psikolojik baskı yapmayın. Açıktan konuşmadan herkes gerdeğe gönderme yapıyor. O kadar baskı varken olmaz o iş ben size söyliyim. "Ayy yok rahatsız etmeyelim sizi yarın, malum ekikiei" gereksizliğini bırakalım.
7. Kabarık gelinlik giymeyin, tambi eziyet. Ne dans edebiliyorsun ne yürüyebiliyorsun. Dünya gibi ağırdan güneşin etrafında dönüyorsun sadece. Ya da gecenin bir vaktinde transformers gibi daha rahat bir hal alabilen bir gelinlik giyin.
8. 30 metre duvaga da gerek yok. Malum kraliyet ailesinden değilsiniz. Ayrıca tüm düğün boyunca kuyruğuna basmıyım, eteğini ezmiyim diye kaç kişi helak oluyor biliyor musunuz?
9. Takı merasimi çok gereksiz bir atraksiyon biliyorum ama masa masa gezip takı toplamak daha saçma. Düğünün yarısında gelin ve damat yok. Neden? Hasılatı topluyor. Bana saçma geliyor. Koyun bi sepet, tutun bi adam, herkes gelip oraya atsın. Siz de belediye başkan adayı gibi uzaktan el sallayıp merhaba deyin, olsun bitsin.
10. Son olarak lafı düğün fotografçılarına. Gelin ve damat zaten manyak gibiler, siz de bundan faydalanıp skimsonik fotograflar çekmeyin. Yüzük, çiçek, ayakkabı triosunu bi geçin, birbirine bakan hülyalı pozları denemeyin bile. Yazık günah bu adamlar o fotograflara yıllarca bakacaklar. Eğer benim düğünümde bu tarz bir hareket olursa ben de salaklığıma gelip o fotografa izin verirsem gelin ağzıma 45 numara ayakkabıyla vurun ki şuurum yerine gelsin.
Bu altın kurallarımı yazın bir kenara yeğen. Sonra düğün bitip aklınız başınıza gelince geç olmasın. Ben demiştim demeyi hiç sevmem :)
XoXo
Nuran The Wedding Crasher
