krem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
krem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2010 Perşembe

Bu Konudaki Fikrim Gerçekten Mühim.

Beni yakından tanıyanlar bilir diyeceğim ama yakından tanımayıp blogtan tanıyanlar da bilir ki ben tambi krem manyağıyımdır. Her duş sonrası, birazdan kırkpınardaki güreşlere katılacakmış gibi özenle kremlenirim. El kremi, yüz kremi, vücut kremi, ayak kremi hepsi ayrı ayrıdır. Bunların hepsinin sebebi "Türkiye Çöl Olmasın" afişindeki kurak topraktan daha kurak olan cildimdir. Önceleri tamamen ihtiyaçtan olan kremlerle ilişkim zamanla bir çılgınlığa döndü. Krem almak, denemek, yeni nemlendiriciler keşfetmek ben de ayakkabı gören kadın tribi yaratmaya başladı.

Övünmek gibi olmasın ama piyasadaki kremlerden denemediğim kalmamıştır sanırım. İsmini hiç duymadığınız kremlerden popüler kremlere kadar denemediğim krem kalmamıştır sanırım. Blogumda da kremlerle ilişkimi baya bir detaylandırmıştım zaten daha önce. Bugüne kadar en memnun kaldığım krem Bebe markasının Holiday Skin kremi olmuştur. Kötü bir kokusu olmasına rağmen muhteşem bir nemlendirme gücü vardır ve sonrasında cildiniz ipek gibi olur. Daha da üstüne geçeni görmedim bugüne kadar.

O kadar Bebe diyorum ama adamlar al bu kremi doya doya kullan demiyorlar. Türkiye'de de bulunmadığı için temin etmek baya zor oluyor. Neyse konumuz bu değil zaten.


Bugün size Vaseline'in losyonlarından bahsedeceğim. Yaklaşık 1 ay önce FikriMühim'de kampanyalarını görüp bir krem delisi olarak katılmıştım. Benim kafamdaki vaselin pembe, yağlı bir kremdi. Çocukken sıkça rastlardık kendisine evimizde. Vaseline o yağlı kremin yanına bir de losyon çıkarmaya karar vermiş ve bir kampanya yapmış. Benim için tam yer tam zamanı bir kampanya oldu. Çünkü denediğim ve begenmediğim krem bitmek üzereydi ve ne alacağıma dair kafamda en ufak bir fikir yoktu.

Neredeyse 2 haftadır bu ürünü deniyorum. Bana gelen pakette Aloe Vera ve Essential Moisture ürünleri vardı. Kremlerde benim için en önemli etken kuvvetli nemlendirici olmasıdır. Sonrasında sürdükten sonra yapış yapış bir his bırakmaması ki johnson baby yağlar böyle bir his bırakıyor ve son olarakta kokusu önemlidir.


Vaseline'in -ki adamlar bu işe o süper yağlı kremlerle başladıkları için nemlendirme işini iyi kıvırmışlar - nemlendirmesi 10 üzerinden benden 7 alır. Kokusu da gayet iyi, aslında ben çilek ve benzeri kokuları daha çok seviyorum ama bu da idare eder.

Fiyat-performans açısından bakarsanız 400 ml ürünlerinin fiyatı 12.90 lira, gayet uygun. Ben deneyip memnun kaldığım için, bana gönderilen 5 TL Watson's indirim kuponunu yeni yıl için düzenlediğim give away'de verdim ki başkaları da kullansın ve memnun kalsın diye.

5 Ocak 2010 Salı

Beni Bebe'den Ayırmayın.


Ey yurtdışında yaşayan izleyicilerim;

Bu ürünü istiyorum, bitmek üzere bendeki, çok fazla dayanamayabilir. N'olur bizi ayırmayın, ha benim koçlarıma.



28 Ağustos 2009 Cuma

Bu Gidişe Bir "Dur" Demek İsteyen Var Mı?

Bir dönem ( hala da olabilir) bütün köylü kadınlar, şehirdekilerinde varoş kısmı bıyıklıydı, hatırlarmısınız? Bıyık dediğim ama öyle tahmin edebileceğiniz kadınlarda çıkan şeftali bıyıklar değil. Amca bıyığı. Yılların emeğini, görmüş geçirmişliğinin aynası amjca bıyığı. Nedeni neydi peki?


Tabi ki Arko Yağlı Krem. (vurun kahpeye bakışı). Evet yanlış görmediniz, o bıyıkların sebebi bu yağlı kremdi. El kremi, yüz kremi, vücut kremi ayırmadan her yere bu kremi kullanan kadınlar örümcek adamdaki değişim gibi kendilerindeki değişimi hissetmeye başladılar. İçte bir kıpırdama, gece yatınca hemen uykuya dalan koca, bir şey ima eder gibi ortalıkta bırakılan traş bıçağı... Bir süre ne olduğunu anlayamayan, bu değişime anlam veremeyen kadınlar bohemik, rapsodik izdüşümlü bunalımlara gark oldular. Ama acı gerçek çok yakında yüzlerine Kadir İnanır'ın "kahpe" tokadı gibi indi. Bildiğimiz, sevdiğimiz göbeklerine kadar memeleri olan Hüsniye Teyzeler, Saadet Ablalar Hüsnü Amcalara Saadettin Abilere dönüşmüştü. Bıyıklar pala, hayat acımasızdı. O zamanlar hormonlu gıda da yok, - Ay şekerim herşey hormonlu diye kime çamur atacaksın değil mi? Bıyıktan gaza gelip erkeğe dönen kadın sayısında önemli bir artış olmuştu o dönemde hatırlasanıza.



- Reha bey ben Hilmiye Abla'ya aşığım, evlenmek istiyorum. Evlenmemize hiç bir mani yok, bıyık desen bıyık yani.

Bu krem ve bıyıklı teyzeler ortaya çıktıkları gibi esrarengiz bir şekilde yok oldular ama dikkat ettiyseniz. Tabi teknoloji ilerledi, laser maser çıkınca bu bıyıklı teyzeler aslında erkek olmadıklarını anladılar.

- Necla ben aslında erkek değilmişim, erkek gibi de hissetmiyormuşum bıyıklar gidince anladım, hadi biraz ağdadan, modadan falan konuşalım, özlemişim ayol.

Bu teyzelerin tek sorunu bıyıklarıydı o dönemlerde. Market yok, binlerce çeşit krem yok, seçme ve seçilme hakkı yok, görücü usülü var, oh be hayata bak.

El kremi, yüz kremi, vücut kremi, ayak kremi, göz altı kremi, selülit kremi, sıkılaştırıcı krem derken hayat o kadar zor hale geldi ki. Bazen diyorum keşke bıyıklı teyze kremi hiç ortadan kalkmasaydı ve hayattaki en kötü durum bıyıklarımızın olması olsaydı.

Bu arada Bebe markalı kremi Türkiye'ye getirmeyen yetkililere sesleniyorum, çok mağdurum. Her ay yurt dışına arkadaş mı yollayacağım ben? Hayat çok acımasız lan.