oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

The Hurt Locker (2008)

War is a drug.


Amerika'nın Irak'a müdahelesinde görev yapan Amerikan askerleri sağ salim geri dönebilmek için gün saymaktadırlar. Her an ölümle burun buruna yaşamaktadırlar. Bomba uzmanları bomblı bir saldırıda ölünce yerine gözü kara, fazlasıyla cahil cesaretine sahip James gelir. Bir kısım askerler bir an önce ölmeden oradan kurtulmak için dua ederken James bu oyunun hiç bitmemesini ister gibi hayatına devam etmektedir. Sokakta gezen herkesin potansiyel suçlu, her arabanın, insanın, çantanın vs. bomba oldugu bir yerde ölümle kedi-fare oyunu oynamaktadırlar.

Film 6 dalda Oscar ödülüne layık görüldü. Görsellik açısından bazı sahneleri gerçekten çok iyiydi. Ama onun dışında çok harika bir film değildi. Konu olarak durduğu yer çok flu bence. Savaş o kadar garip bir şey ki kimin haklı oldugunu, hangi tarafa üzülmen gerektiğini çözemiyorsun. Çünkü hangi taraftan bakarsan o taraf sana haklı gözüküyor. Amerika Irak'a zorla girdiği halde, binlerce masum insanı keyiflerince öldürdükleri halde orada evine sağ salim dönmek isteyen, yaptığı işi ulvi bir iş gibi gören Amerikan Askerlerine üzülüyorsun.


Ama bir yanda da ülkelerine zorla girilmiş, evleri, düzenleri dağıtılmış ve kendince haklı bir savunmaya girişmiş Irak halkı var. Onların taaında bakarsan onları haklı buluyorsun. Dediğim gibi savaş tam ortada duran ve her iki tarafa da eşit uzaklıkta bulunan bir şey.

Filmin sonu filmin en başında yazan "war is a drug" cümlesini anlatan cinsten güzel ve beklenmedik bir sondu.

Ama akşam anladım ki bu tarz filmler benim ruhumu sıkıyor, bitse de gitsek etkisi yaratıyor. Merak edenler izlesinler, sonuçta o kadar oscar aldı :)