shutter island etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shutter island etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2010 Pazartesi

Shutter Island (2010)

Someone is missing




Zindan Adası'ndaki Ashecliffe Hastanesi'nden kaçan bir kadını bulmak için gönderilen dedektif Edward Daniels aslında adaya bu dosya için değil daha kişisel bir neden için gelmiştir. Adaya geldikten sonra gördüğü halüsinasyonlar ve baş ağrıları artmaya başlamıştır. Adada olanları çözmek için gelmiştir ama çözeceği şey kendi hayatıdır.


Yönetmenliğini Martin Scorsese'nin yaptığı geleneksel olarak başrolünde Leonardo DiCaprio'nun oynadığı film bir kısım gerilim barındırıyor. Çok begendiğimi söyleyemem. Sonu tahmine çok açık bir son olmuş. En son Scorsese'nin Departed (köstebek) filmini izlemiştim. Vayy bu son iyi olmuş dediğimiz yerde son olmamış, bir kaç sonla bitmişti film. Onu sevmiştim. Aslında son olayında biraz suyu çıkmıştı filmin ama neyse. Bunda da benzer birşey vardı sonunda, ama pek tutmadı bence, yani beni.


Bu arada üniversitedeyken 2. dünya savaşından etkilenen bir çok yazarın eserlerini incelemiştik. Post-war travma ile reality'den nasıl koptuklarını, gelgitler yaşadıklarını görmüştük. Filmde Leonardo'nun Nazi kampına dair anılarına flashbacklerle yer yerilmişti. Ordan Leonardo da bir numara oldugunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Anlayamıyorsanız bu çok fena bir spoiler. Ama artık bir önemi yok.

Film boyunca gerilimi arttırmak adına oldugunu düşündüğüm Eraser Head'de de var olan garip bir ses vardı. Eraser Head'deki tamam daha fazlaydı. Ama vardı. Gerim gerim gerdi, sinirlerimi bozdu resmen.


Merak eden varsa izlesin, ama bence sinemada izlemeye değecek bir film değil. Korsan'a da Hayır dediğimiz için DVD'sini bekliyoruz, değil mi?