31 Temmuz 2010 Cumartesi

Merhaba Canım.

Merak ediyorum aranızda beni özleyen, ne yaptı bu kız? nerelerde diye gece yatmadan düşünen var mı? Yoksa kimse bi'şey demesin. Var olduguna inanıp mutlu olmak isterim açıkçası. Varsa da kaç kişi? Facebookta 1.000.000 beni düşünen, merak eden insan bulabilir miyiz?

Facebook demişken, ölen/intihar eden falan tiplerin hemen Facebook'taki statüleri gazetelerde deşifre ediliyor. En son bunu yazmış, sonra da öldü gibi. Ben kendimi düşünüyorum. Mesela intihar etsem, ya da öldürülsem (manyak mıyım? yes) Facebook hesabıma girip baksalar statülerimden ne anlam çıkarırlar bilmiyorum. Mesela geçenlerde "Turunçgillerden Necmi" yazmışım. Kesin arkamdan Necmi Turunçgil'e olan kara sevdası ölüme götürdü gibi bi başlık gelir. Bi ara "Cinsiyetimi kaybettim, hükümsüzdür." yazıyordu. Yapılması muhtemel eşcinsel ilişki ölüme götürdü haberiyle manşetten girerim ortamlara. Neyse.

Hala iş güç enerjimi gebeş gibi yatıp ayran içerek değerlendiriyorum. Arada da kim gel derse gidiyorum. Ayvalık-Mordoğan-Bodrum gibi çeşitli yazlık alanlarda tatil yaptım, ilk defa güneş kremleri kullanıp ayı gibi güneşlenmedim. Resmen olgunluk çağındayım.

Bu arada hayatımda çok bombastik değişimler var ama söylemem burdan. Merak eden olursa arasın anlatıyım.

Haftaya bir kaç görüşmem/sınavım var, ondan sonra ver elini İstanbul tekrardan. Tabi bu plan şimdilik böyle. Ani değişimler yaşanıyor planlarda. Mesela geçen hafta önce Karasu'ya gitmeye karar verip, sonra Ödemiş diye fake atıp Bodrum'a gittik.

Şu an çok uykum var, saat 7 olmasına rağmen (akşam 7) ben daha yeni bişiler yedim. Biraz uyuyayım.

Köprüaltı Camcam Öpsün sizi Nuran sultan.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Metroseksüel Rakı

Amerikalıların Türkiye'ye adım atmasıyla sulandırarak içmeye başladığımız, bir adabı bir raconu olan rakı, Türkiye'nin ilk özel sektör rakısı Efe Rakı ile imajını değiştirerek metroseksüelleşmeye başladı.



Bir çok rakı seven kişi bu değişimi yadsıyordur. Rakı benim de sevdiğim içkilerdendir. Mezesiz, muhabbetsiz rakının ağladığına inananlardanım. Ama çarşamba akşamı Hilton'un 55. yıl davetinde Efe Rakı'nın Yaş Üzüm Kokteyllerinden ikisini denedim. Beğenebileceğimi düşünmediğim içinde rakı olan bu kokteyllere bayıldım. Denediğim kokteyller Rakito ( İsminden de anlaşılacağı üzere Mojitonun Rakılı muadili) ve Efe Mandarindi.


Rakı içmeyi sevmeyen insanlar için süper alternatifler aslında. Hem bu kokteyllerde diğer içkilerin yarattığı acımtrak tat yok. İçimi gayet rahat. İsimleri ve tarifleri pek duyulmadığı daha doğrusu yayılmadığı için bir bara gidip " Hey Barmen bana bir bira yanımdaki fıstığa bir rakito" demek imkansız şu an.

Ama evde barmen moduna sokacağınız eş ya da arkadaşlarla bu fanteziyi gerçekleştirebilirsiniz. Ama bu eş ya da arkadaş size "bana rakito verme bana rakito yapmasını öğret" derse yapacağınız şey belli.

Sadece siz sevgili seyircilerimle paylaşacağım çok gizli formülleri alıp bu barmensel tiplere vermeniz yeterli. Yapıp beni de çağırırsanız ala (a'lar yumuşak yalnız).

Şu yazıdan sonra Vedat Milor'dan tek eksiğimin bedava yemek içmek ve sonsuz ağız şapırdatması olduğunu siz de düşünmüyor musunuz?

Efe Rakito

1 kadeh Efe Yaş Üzüm Rakısı (5 cl)

Misket limonu

1 tatlı kaşığı esmer şeker

5-6 adet nane yaprağı

Soda

Kırık buz


Dikine kesilmiş yarım limonu ( yeşil limon ) ince ince dilimleyin. Uzun bir bardağa önce limon dilimlerini koyup üstüne 5-6 taze nane yaprağı ekleyin. 1 tatlı kaşığı esmer şekeri birkaç damla sodayla havanda iyice ezip, bardaktaki limonlara ekleyin. Bardağı kırık buzla doldurup üstüne 5-6 cl Efe Yaş Üzüm Rakısı ekleyin, soğuk soda ilave edin.



Efe Mandarino


1 kadeh Efe Yaş Üzüm (5 cl)

2 adet mandalina

1 cl limon suyu,

1 kaşık toz şeker

2 adet mandalinanın kabuğunu soyarak suyunu sıkın. Bir mandalinanın kabuğunu 1\4’ünü sıktığınız mandalina suyu ile blendırda karıştırın. Karışıma 1cl limon ve 1 kaşık toz şekeri ekledikten sonra tekrar blendırda karıştırın ve süzün. 5 cl Efe Yaş Üzüm Rakısı ile hazırladığınız mandalina karışımını shakerda salladıktan sonra geniş ağızlı, ayaklı bir kokteyl bardağı ile servis edebilirsiniz.

30 Haziran 2010 Çarşamba

İki Yol Var Dedin Ama Ya Gerisi?

You make me feel stronger ?




Serbestçe düştük en dibe, ya şimdi?


25 Haziran 2010 Cuma

Mezeler Efeleniyor.


Efe Yaş Üzüm Rakısı’na en yakışan mezeyi hazırla, yeşil sebze ve meyvelerle en yaratıcı meze tabağı süslemesini yap; 10.000 TL senin olsun



‘Yeşil Efe’yle Mezeler Efeleniyor’



Türkiye’nin ilk yaş üzüm rakı markası Efe Yaş Üzüm Rakısı, rakı sofralarına yeni mezeler kazandırmak için Yeşil Efe’yle Mezeler Efeleniyor’ sloganı ile meze yarışması başlatıyor.

Tüm amatör katılımcılara açık olan yarışmayla Türk sofra kültürünün vazgeçilmez unsunu “mezeler” farklı lezzetlerle yeniden yorumlanacak. Yarışmada dereceye girenleri ise para ödülleri bekliyor. Mezelerine güvenenler tariflerini, 15 Haziran - 30 Temmuz tarihleri arasında www.mezelerefeleniyor.com adresine ya da Mezeler Efeleniyor ismine özel Efe Alkollü İçecekler, Büyükdere Cad. Meydan Sokak Spring Giz Plaza Kat:1 Maslak – Şişli / İstanbul adresine de posta yolu ile göndererek yarışmaya katılabilecekler. Bu leziz yarışmaya katılmak için, gerek online gerek mektupla yapılan başvurularda www.mezelerefeleniyor.com sitesinde belirtilen tüm ayrıntıların yazılı olarak iletilmesi gerekiyor.

Tüm amatör katılımcılara açık olan yarışmanın 1’ncisi 10.000 TL, 2’ncisi 5.000 TL, 3’ncüsü ise 3.000 TL’lik para ödülünün sahibi olacak.

Derece için yarışan yarışmacıların mezelerinde “Efe Yaş Üzüm Rakısı’na en çok yakışan tat hangisi ve en yaratıcı yeşil dekorlu meze hangisi?” sorusunun cevabı aranacak. Toplanan meze tarifleri Conrad İstanbul Executive Sous Şefi Batuhan Piatti ve Conrad İstanbul Meze restaurant mutfak ekibi tarafından ön elemeye tabi tutulacak. Finalde ön elemeyi geçerek seçilen 10 meze tarifi gurme Mehmet Yaşin, Executive Sous Şef Batuhan Piatti, gurme Yurtsan Atakan, gazeteci Melis Alphan ve Efe Alkollü İçecekler Pazarlama Direktörü Cem Bülent Erdoğan’dan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek ve büyük ödüller sahibini bulacak.

Yeşil meyve ve sebzeler kullanılarak yapılan meze tabağı dekorasyonu, mezenin lezzeti ve rakı sofrasına yakışma özelliği jürinin dikkat edeceği başlıklar olacak. Lezzet düşkünleri, geleneksel Türk damak tadımızın gelecek kuşaklara aktarılması, meze ve rakının sahip olduğu değerlerin korunması ve geliştirilmesi hedeflenen bu yarışmayı sakın kaçırmayın.

İyi ki Doğdum Dimi Olm?

Mutlu Yıllar Banaaaaa :)

21 Haziran 2010 Pazartesi

Cadde Üstü Buluşma


Bu postu çok yorgun olduğum için kalkıp almaya üşendiğim kumandanın açık bıraktığı Rober Hatemo eşliğinde yazıyorum. Akıl sağlığın an itibariyle hiç iyi değil.


Şimdi bize gelmişsiniz. Oturmuşuz ben size fotograf gösteriyormuşum gibi yapın.


İlk durak Cadde'deki NumNum, serinliği ve limonatası bizi bizden aldı.

Melabağğ Caanımm.

Kameralarla barışamayan Banyosuyu


Banyosuyu'na aylar önce aldığım ve ellerimle getirdiğim Zenit


Banyosuyunun Fotograf makinesi hazinesi

Nesterens 2010 KreasyonumLoreathan'a avatar çekme çalışmaları :)

Bursalardan gelen Kamileğğ Bağğyann

Hesionka ile yediğimiz, bitmeyince Loreathan'a pasladığımız misss gibi yemeğimiz

Caddede mekan arayışları

Eee alışveriş yapmadan olur mu?

Bu arada Hesionka ile lost kitty gibiyiz :)

Kompakt makinemin panoramik devinimleri

Banyosuyumla Panaromik devinirken

Tambi Hediye Canavarıyım o_O




Bu sene aldığım ilk doğumgünü hediyelerim, Banyosuyum
Kaset çılgınlığı devam ediyor, kaset kolyem ve tv yüzüğüm

17 Haziran 2010 Perşembe

Yeraltından Notlar

Tambi Pankartım

Kendimi business life'tan azat ettiğimden beri ipini koparmış dana gibi geziyorum. Gezimin yeni ayağı tabi ki de İstanbul. Twitter'daki gece gece Sabiha Gökçen'den ablama nasıl giderim? çağrıma sessiz kalmayan dünya şekeri Hesionka ve Loreathan çifti bana evlerinin kapısını açtı ve resmen "Babam ve Oğlum"daki gibi bana bir yatak verdiler.


Hesi ve beni düzgün çekmeye çalışan Loreathan

Beni havaalanında " G.A tambi uzun yol canavarı" pankartı ile karşıladılar, bense onlara camların ardından "Hello Kitty" dedim.

Loreathan fotografımı çekti ama o an kol çantam, fotograf çantam ve valizimle tambi Cevat Kelle olan ben makineyi çıkarıp onları fotograflamayı akıl edemedim.

Peace <3>

Sonrasında malikanelerinde şarap eşliğinde bayaaaa bir muhabbet ettik. Sabahında da Hesionka'nın işyerine gidip hep beraber kahvaltı ettik. Hesi ve Lore'ye İzmir'den boyoz getirmiştim. Ama sanırım Hesi'ye biraz ağır geldi boyoz. Zaten ben de hiç sevmem.

Banyosuyu'nun analog makinesiyle ayar yapmaya çalışırken

Sonrasında Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na olan İzmir-İstanbul yoluculuğumdan uzun süren yolculuk başladı. Eve geldiğimde resmen güneşli havada şişme montla gezen Umut Sarıkaya karakteri gibiydim.

Tüm yorgunluğa rağmen o kadar güzel bir gün geçirdim ki anlatamam. Tekrar tekrar Hesi ve Lore'ye teşekkür ediyorum, beni misafir ettikleri, süper muhabetleri ve çok şeker oldukları için. Ayrıca aşağıda gözüken bu cici clutchlar için Hesi'ye apayrı teşekkür ediyorum. Tambi çocuk gibi sevindim bunlara.



Pazar günü bir terslik yaşamazsak planımız Hesionka, Banyosuyu ve Norawashere ile buluşup İstanbul'da minik çaplı bir doğal afet yaratmak.