21 Haziran 2012 Perşembe

Karatay ve Dukan Hikaye, Artık Olay Nurantay Diyetinde.

Merhaba canlarım. 

Gene bir kilo durumu ve ben karşınızdayım. Nerede o minnoş ben, nerede şimdiki ben. Nasıl oldu anlamadan 3 kilo gelip vücudumun müsait yerlerine yerleşti. Şimdi efenim ben kahve içen biri değilim, cola sevmem, makarna-pilav yemem. Şeker kullanmam. Abur cubur yerim ama sınırlarımı bilirim. Geceyi bırak akşam yemek yemem. Bir öğünde sapıttıysam diğerinde dengelerim. Ultramega bir insanım. Haa üşengecimdir o ayrı. Bunları yemiyorkan ben nasıl kilo alıyorum tontişlerim. Dukan, Karatay, diyet, dikkat etme. Heba edilmiş onca sene var elimde. 

Bundan sonra yeni bir diyete başlıyorum. Yeni diyetimin adı koy poposuna rahvan gitsin. Madem koymayınca bişi olmuyor bir de koyarak deneyelim. 


Nuran the Diyetisyen.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Baya Baya Tesla!

Gün geçmiyor ki Ppllon organizasyon İzmir gecelerini şenlendirmesin, İzmir'e taaaa uzaklardan birilerini getirmesin. Getiriyor işte. Tesla ismine karşı inanılmaz bir sempatim var. Tesla Boy'a da öyle bir sempati besledim ilk günden beri.

Uzun zamandır gece çıkmayarak enerjimi topluyorum ve bu cumartesi yani 05 Mayıs 2012'de Jacksons'ta bu enerjimi sonuna kadar harcamayı planlıyorum. Şu an bonus biriktirmiş biri gibi heyecanlıyım.

Size bu kıyağımı unutmayın, dinleyin bu şarkıyı cumartesiye kadar, cumartesi yazılı yoklama yapıcam.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Süper Kahraman Değiliz Ama Kahraman Olabiliriz.


5 Mayıs, 13:00 -6 Mayıs, 19:00

·

Gelin Siz de Sadece 30 Dakikanızı Ayırarak 3 Kişinin ve yakınlarının hayatına Umut olun...

Mutlu Olalım Projesi ve Ege Üniversitesi Kan Merkezi iş birliğiyle herkesi
05 Mayıs Cumartesi-06 Mayıs Pazar günü kan bağışçısı ve ilik dönor'ü olmaya davet ediyoruz.

... Unutmayın, birgün siz veya en yakınlarınız da kan ve ilik bağışına ihtiyaç duyabilir.

Yer: Ege Üniversitesi Kan Merkezi

Tarih: 05.Mayıs 2012 Cumartesi ve 06.Mayıs 2012 Pazar

Saat: 13:00- 19:00 saatleri arası


Mutlu Olalım Projesi gönülleri sizleri Ege Üniversitesi poliknikleri önünde karşılayıp kan merkezine kadar refakat edeceklerdir.


Tüm merak ettikleriniz için iletişim bilgilerimiz:


mutluolalim@gmail.com
Özlem Şengir: 05554992065

Not: Belirtilen tarihlerde katılamayacaksanız, ilerideki kan ihtiyaçlarında destek olmak üzere bizimle telefon numaranız,mail adresiniz,adınız soyadınız ve kan grubunuzu paylaşırsanız; ihtiyaç halinde tarafınıza geri dönüş yapılacaktır.



Genel Bilgiler


http://www.kanmerkezi.ege.edu.tr/index.php?lid=1&SayfaID=298&cat=details

www.kanmerkezi.ege.edu.tr

www.mutluolalim.com

7 Nisan 2012 Cumartesi

Yetmez Ama "EVET"

Sevgilime sürpriz bir defter hazırlamıştım bir kaç hafta önce. O defterin içinden en büyük sürpriz bana çıktı. Kocaman bir balıkla hem de :)






26 Mart 2012 Pazartesi

Atilla Taş Naraları

Atilla Taş'ın Savaş Ay'ın programıydı yanlış hatırlamıyorsam, "I'm cleaning my closet anneğğğ" diye bağırmasını hatırlayan var mı? Bir arkadaşım aynı çığlığı atıyor ve dolabını boşaltıyor, bi bakın derim.

24 Mart 2012 Cumartesi

Nuri Bilge Ceylan ile İmtihanım

Yıl 2006 ya da 2007. 2006 ise Miski'nin üniversiteden mezuniyetine ramak var, bense daha 3. yılımdayım. 2007 ise benim mezuniyetime ramak var, Miski ise mezun oldu ve iş arıyor.

Miski'nin evindeyiz her zamanki gibi. Başka bir gün bunu uzun uzun anlatayım, unutturmayın. Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak filmini izlemeye karar verdik. Ben Amerikan Kültürü, Miski ise İngiliz Dili okuyor. Sanat filmlerinin içinde Varyemez Amca'nın altınların içinde yüzdüğü gibi yüzüyoruz o dönem. Yanlış anlaşılmasın, sanat filmlerini severim. Fransız sinemasını su gibi içiyoruz.

Nuri Bilge Ceylan'da Türkiye'nin sanat filmleri başkanı. Herşey hazır. Koyduk filmi, çektik koltuğu, ben, fırfır, miski başladık izlemeye. Bekliyoruz bekliyoruz bi numara yok. 10 dakika adamın bakışmasını, başka bir 10 dakika düşünmesini izliyoruz.

Bu tarz sahneleri abartmadan 10 dk izliyorsunuz


Tabi ben gittikçe filmden uzaklaşıyorum. "allahım" diyorum, "cehenneme o kadar zebani yatırımı yapacağına koy dev ekrana Nuri Bilge Ceylan filmi, izlet günahkarlara, 10 dakikada imana gelmezlerse benim de adım Nuran değil" diyorum.

Film bitiyor ve kendime söz veriyorum. Nuri Bilge Ceylan adını duydun mu, arkana bakmadan kaç kızım diyorum. Yıllar yıllar geçiyor. Nasıl doğum yapanlar o sancıları 3-5 yılda unutup tekrar çocuk yapmak isterler, ben de o kabir azabını unutuyorum ve 2 hafta önce Rock n Beer'daki BiraSinema gecesinde, Nuri Bilge Ceylan'ın "ödüllü" filmi Bir Zamanlar Anadolu'dayı izlemeye gidiyorum. Bir Nuri Bilge Ceylan filmine göre diyaloglar artmış, yıllar içinde kendini geliştirmiş, elini korkak alıştırmamış Nuri'ciğim. Ama naparsa yapsın, olmuyor olmuyor. Daha önce sıkıcı başka bir film için " filmin en iyi yanı 87 dakika olmasıydı" yorumunu yapmıştım, ama bunda ne mümkün. Film dolu dolu 2.5 saat. Herşeyi bırakıp kaçasım geliyor. Filmi daha da itici kılan diğer bir unsur ise Yılmaz Erdoğan. Oldum olası sevmem kendisini.

Koskoca ekranda onu gördükçe, içime kaçan Kayahan'a engel olamıyorum, "Allahım Neydi Günahım" diye diye filmin sonunu getiriyorum.

İlk çocuğu yaptım, acıyı unuttum, 2. ye kalkıştım amaaaa 3. asla yapmam gençler. 2 çocuk ideal. Daha fazla zorlamanın alemi yok. Nuri Bilge ile ten uyumumuz yok, o benden daha iyilerine layık, hatta sorun ondan değil ben de. Bu kangren ilişkiyi daha fazla yürütmeye gerek yok.


Elveda Nuri, Elveda kabir azabı.

21 Mart 2012 Çarşamba

Everyday I'm Shuffling

Ciddi ciddi takıntılarım var benim, özellikle de müzik konusunda. Bir şarkıyı ya da bir albümü midem bulanana kadar dinliyorum. Mide bulanması burada benzetme değil yaşadığım şeyin ta kendisi. Cidden midem bulanıyor artık. Başım dönüyor. Sonra bırakıyorum dinlemeyi. Uzun süre hiç dinleyemiyorum. Hatta bazen o şarkılardan nefret bile ediyorum. Bir de dinlediğim şarkıların kafamda yarattığım klipleri oluyor. Bazen şarkıyı değil klibi sevdiğim için defalarca dinliyorum. Her seferinde kafamda o klip dönüyor.

Bu durumdan kesin bahsetmişimdir. Bazen her gün birbirine benziyor gibi geliyor. Ama aslında benzemiyor. Ama bakınca çok benzer gibi. Çok karışık durumlar hacı.

Hiç farkettiniz mi bilmiyorum havalardan konuştuğumuz insanlar genelde aramızda uçurum olan insanlar. Mesela hiç bir yakın arkadaşımla " eee yarın hava güzel olacakmış" diye konuşmalar olmuyor. En azından ice breaker konuşmaları olmuyor. Havaların durumu bir ilişkinin kurtarıcısı, jokerin başkanı.

Geldi bahar ayları, ne durumda bu izleyicilerin gönül yayları peki? Birinizde bir dedikodu yapmıyor, bir kazan kaynatmıyor. Neyleyim ben böyle izleyiciyi.

Yalnız bu yazı tam beni anlatıyor. Ciddi gibi başladı, bir şey diyecekmişim, hayata dair bir ipucu verecekmişim gibi bir algı yarattı, sonrasında gayet cıvıdı, koy götüne rahvan gitsin, enseye tokat popoya pandik halini aldı. İşte ben bizzat öyle biriyim. Neyse şanslısınız pandik olaylarına pek girmiyorum.

Allahım şu içine düştüğüm bataktan biri beni kurtarsın. Şu yazıya sırf size şu güzel şarkıyı dinletmek için başladım ama o karizmatik çıkışı gerçekleştiremedim. Bu kadar cıvık bi insan olmasam şu an bir dağın başında siyah pelerinim dalgalanıyordu.