Yıl : Belli değil ama 90'ların başı olması lazım.
Bilecik'in tek ve en büyük oteli bizim eve çok yakındı, hatta evin yanındaydı. Bilecik'e konsere gelenler hep o otelde kalırdı. Otel evimizin dibinde olunca gelen ünlüleri muhakkak yakından görürdük, bazen tanışma şansımız bile olurdu. Haluk Levet ilk ünlü olduğu zaman gelmişti otele. Çıplak ayaklarla geziyordu. Çocuk aklımla nasıl şaşırmıştım. Oysa ki evrim teorisini destekleyen tek insan olan Haluk Levent'in öyle gezmesi çok normal. Adam doğal hayata alışkın.
Bir gün kapının önünde oynuyoruz. Kapımızın önünde bir kaç gündür duran 34 plaka bir araba var. Otele gelen birisi oldugunu tahmin ediyoruz tabi ki. Sonra pos bıyıklı mavi gömlekli bir adam geldi. Açtı bagajını bir şeyler alıyor. Bakıyoruz adama, yurdum amcası. Annem yanına çağırdı bizi. Dedi ki bu adam ünlü, hem de çok ünlü, gidin imzalı fotograf isteyin. Tek derdi sokakta biraz daha oynamak olan ablamla ben gittik adamın yanına. Adamı ömrümde görmemişim, ne şarkısını bilirim ne adını. Ama almışız gazı annemden.
-
Merhaba, biz sizin çok büyük hayranınızız. Bir imzalı fotografınızı alabilir miyiz? dedik.
Adam da eğildi arabanın bagajına, çekti 2 tane fiyakalı resmini bizim için.
-
Gızlar, hangi şarkımı en çok seviyorsunuz? kelimeleri fırladı pos bıyıkların arasından.
Eğer o zaman İngilizce biliyor olsam kesinlikle
WTF? derdim.
-
Hepsini çok seviyoruz, hepsi çok güzel diye yuvarlak bir manevra ile kurtulduk pos bıyıklı adamdan.
Adamın verdiği imzalı resmindeki gömlek ve üzerindeki gömlek aynıydı. Ellerini kavuşturmuş, gülümsüyordu pos bıyıkların arasından.
Kocaman "
HAKKI BULUT" yazıyordu resmin üzerinde. Hakkı Bulut kimdi? Sanırım bunu bir tek annem biliyordu.


Elinde ünlü birinin fotografı, hemde imzalı fotografı olan biz iki kardeş sevinçten deliye döndük. Hatta ablam o kadar deliye döndü ki oturma odasında televizyonun üzerindeki çerçevedeki annemle babamın resminin üzerine koydu imzalı Hakkı Bulut Fotografını.
Ben kendiminkini saklamıştım. Neden ve kimden sakladığımı bilmiyorum ama saklamıştım.
Ertesi gün heyecanımız ve sevincimiz geçmişti aslında. Çünkü Hakkı Bulut gördüğümüz ilk ünlü değildi. Ki o dönem kendisi bizim için ünlü bile değildi. Ama Hakkı Bulut'un ablamın adına imzaladığı fotografı annemle babamın fotografı üzerinde kaldı. Sevincimiz ve çoşkumuz kaçınca onunda bizim için önemi kalmamıştı.
Bir gün, başka bir şeye sinirlenen babam, tüm hıncını bizim Hakkı Bulut fotografından çıkardı.
-
Bu eşoğlueşeğin resminin ne işi var bizim evin baş köşesinde, hemde bizim fotografımızın üzerinde dedi ve Hakkı Abi'nin pos bıyıklı gülüşünü ikiye ayırdı.
Ablam odanın ortasında Hakkı Abi'nin parçalanmış bıyıklarına gözyaşı dökerken ben sinsice üst kata çıkıp, sakladığım yerden Hakkı Bulut'un imzalı fotografını çıkarmış, ablamın ağlaması bitince onu sinir etmek için cebime sıkıştırmıştım.
Hakkı Bulut, henüz 3 yaşında bir kardeşim var, seni ondan bile kıskanıyorum.